Hani o ateş boranlarında
Sensizlikte savrulurken seninle
Narla girmiyor mu aniden
Dağıtarak soldan hasretin
Mahşeri unutuyorum yangıdan
Yüreğim elimde kalıyor
KISKANMA
Aşığının saçına rüzgâr değmesin ister Maşuk
Köz kapakları başkasına kalkmasın ister divane
İstemek güzeldir, en başından işin en kolayıdır
Ya ıslah edersin, sana yüreğinden bağlanır aşığın
Ne güzel sevmiştim seni
Bilmeden…
Sen varsın diye karalar âlemini
Yalan dünyada yalancıktan
Oyunumuz sevdaydı kör ebelisinden
Kabası çok sever insanın hele de krallara layıksa
Oturana yapışıverir ömürlük olsun istenir
Laf dinlemez eder alışanı oturdukça kibirlenir
Taht sanır bahtına sevinir umursamaz hesabını
Uğruna canlar çıkar kanlar akıtılır vebal yüklenir
Kalmaz yine de kimseye Sultan Süleyman gibi
KÖPEK
Mağrurdu solsa da kızgın güneş,
Sensizdi şuh kahkahalarda sokaklar.
Hazandı, çalışsa da gök kuşağı ressamlar,
Yüzüm yerde dolaşıyorum, yaslı yollar.
KIYAMET
Bir toprak yürek vardı
Bir su vardı, can
İlahi ol hükmü indi
Yabandı su ve toprak
KIZIL KARA
Kızıl toprağın oğluydu Mehmet,
Kara elmasın sevdiği Karaoğlan.
Her gün daha gün doğmadan,
Dokunmadan hasreti yüzüne,
Vurulduk yine bir gece
Sinsi bir pusuda
Kızıl bir sisin içinde
Ölme! Ölemezsin!
Kalk! Yüreğim! Kalk!
İsterdim ki gülsün sevdiklerim
Benim gülümsediklerime
Nerden bilebilirdim ki
Herkesin bir yarası varmış sinesinde
Gocunurlarmış hissettirmeden
Dilimin eleğinden dökülen tanelere
KENDİME YANDIM
Yanarım yansızım
Yanmalıyım ki…
Paralansın yüreğim
Sussun dilsiz feryatlarım




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!