MAHKÛMİYET
Sana her gel diye feryat ettiğimde sevgili,
Ördüğün bahane duvarının ardına saklandın,
Bana görünmek istemediğini sandım ilk önce,
Oysa benim görmemi istemediğini anladım.
MALKARALI HAYALET
Bir başkadır bu şehir, kabir uykusunda,
Lodos mezardan eser, yalnız geceleri.
Akşam olur, birden siner köpekleri,
Gök başka gürler, homurtusu kesilmez,
Doyamamışım zahirine bakmalara
Bir bir döndürmüşüm cirlenirken sana
Yüreğim hadi demiş arsızca
Dayanamamışım gelmişim sokağına
Sırrım ayan olsun istemişim artık
Sokulmuşum sinsice pencerene
BUSELİ SELAM
Ağulandıysan bir çift göze
Olan ilahi mühürdür Naran
Yüreğin yüreğine yarendir
Gayri iradeler hükümsüzdür
BU’YA
Seni gördüm ya bu yazın
İşte bu dedim gözlerimden
Seni çekemeyen budalalar
Bu sana asla bakmaz dediler
Önemli değil ki dedim buna da
Ne güzeldi gelişlerin
Rüya da olsa
Hiçliğin tam içindeyim
Ne güzeldi sarılışımız
Hasretinden yorgun başımı
BİR TEK BİR
Ela, mavi, yeşil, kara…
Bilmeden körü körüne
İman gibi
Ve hatta imandan öte
Yaratanla yaratılan arasında
Geçiyor ömrün zerresi tik taklar
Kaçıyorum yorulunca hayattan
Aklardan ak mahpushanemin
Daracık zifirli özgürlüğüne
Yanaşıyorum penceremin dibine
BİR GECELİKSİN
Hani…
Cilvelenirdi bu akşam
Nerden bileyim
Çalan kapım
Ve… Sen…
Kaybolmuşum
Mavilerinin en derininde
Yeşilinin en koyusunda
Karanlığının en zifirinde
Yer nerede




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!