SAPLANTI
Özlediği kandın damarlarımın, bedenime girince
Sonra yerleştin gömül tahtıma, geldiğinde kalbime
Dolaştın tüm hayat hücrelerimi, kırmızı elbisenle
Ulaştın sonunda, bir saplantısın artık beynimde.
ŞARABIMA
İşlerimin arasından sıyrılıyorum,
Ve kaçıyorum ulaşmak için sana.
Sana ulaşan bu tek pencerenin başına
Ve sen yoksun, hayalin var
Çaresiz yangınlar içinde yine
Geziyorum mazinin sokaklarını
Bir orası bir burası
Hatıralarını didikliyorum
Yüzün düşüyor ilkin yâdıma
İzini sürüyorum uzaklardan
Ne afili delikanlıydı
Deli fişek yüreğim
Namertlik nedir bilmedi
Sevdanın pususuna düştü
Sayısız yalan kurşunu yedi
Dokuz canlı değilmiş mübarek
SADECE
Seni istedim, sadece seni,
Ateşin rüzgârı, toprağın suyu,
Bedenin canı istediği gibi,
Seni istedim sadece seni.
Her gün bir başkasın
Her gün başka bir şey
Gün olur dokunamam
Kelebek olur dolaşırsın
Yalnızlığımla oynaşarak
Hiç değişmez bilesin
Cilveli gözlerin nazarımda
Özlerim cilveli nazarını
Öyle özlerim ki gülüvermeni
Değil cam kenarından süzmeyi
KARANLIK
Nar varsa Nur da vardır,
Nursuz Nar yokluktur,
Rabb’ın hükmüdür iç içe,
Nursuz Nar karanlıktır.
KARALIM
Alır gidersin ansızın
Gecenin bir vakti
Aklımı başımdan
Karalım
Aşkın sürgünüdür bu
Hasretten de öte bir yer
Issızlığın tam ortası Kaf
Izdıraptır feryatların yankısı
Tek çare satırlar
Kurtuluş adına




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!