Zaman bir ırmak değil —
kendine kıvrılan bir sessizliktir.
Aynı taş, aynı su,
ve aynı yürekle döner her şey.
Bir yıldız söner,
Hadi bir düş kur
beni bu ölmelerden al
ben hala asi
ben hala bir çocuk
ben hala bir düş yangını
Ben Yusuf değildim
Ama yine de bir kuyuya düştüm
Çok bekledim Bir kervanın beni kurtarmasını
Ama gelip geçen olmadı
Ben kuyu içinde başka bir aleme düştüm
Bu nasıl bir beladır anlayamadım
Plato dedi ki:
“Gerçek olan değişmez.
Gölgedir gördüğün,
Aslı mağaranın dışında saklı.”
Ama ben,
Yandım — ama kül olmadım.
Çünkü cehennem,
bir yer değil, bir hatıradır.
Adımlarım yankılandı taş dairelerde,
her yankı bir itiraf gibiydi.
Gözlerin değdi — dünya sustu.
Bir an, bütün zaman eridi avuçlarımda.
Adını söyledim içimden,
ve kalbim, bir yıldız gibi yandı.
Tenin, bir yaz gecesinin sıcağı;
Ben solup gitmekten korkmam
Çünkü iki kalbin tek bir düğümü var
Yani sevgilim aşk var
Kıyamet en aşksız zamanda kopacak
Ölüm korkutmasa da beni
Bilirim aşksız kıyamet azap vericidir
Bir isim verdiler bana,
ve ben o ismin içinde kayboldum.
Her “ben” deyişinde biraz daha uzaklaştım
kendimden.
Ayna —
Göğsümde çatlayan bir fay hattı var,
Dokunsan infilak, sussan kıyamet.
Ben her sabah kendi küllerimden değil,
Kendi yangınımdan doğarım, ibret-i alem.
Dilimde paslı bir kılıç kınından çıkmış,
Yarim ben sana gül desem kokunu benden esirgersin
şimdi ben sana ay desem belki beni karanlığa gömersin
gül ve ay bir sırdır desem hakikati benden gizlersin
hatıralarını istesem senden beni bile benden edersin
peki bir sor ben diye bir şey kaldı mı diye
eğer her zerrem de bulmazsan kendini o zaman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!