Bir an vardı —
Ne ses, ne ışık, ne zaman.
Sadece sessiz bir varlık,
Kendini hatırlamaya çalışan bir hiçlik.
Ben mi vardım,
Bir sabah uyandım —
ve hiçbir şeyin bana ait olmadığını fark ettim.
Ne bedenim, ne adım,
ne de yürüdüğüm yol.
Yalnızca bir bilinç:
varoluşun kendine bakma arzusu.
Bir anlam aradım —
her kelime biraz sustu önümde.
Varlık, sanki yanlış yazılmış bir şiir,
ve biz, hatayı ezberleyen mısralarız.
Zaman akıyor,
Ah, evet, yine o gecelerden biri bu.
Kendimle oturmuşum,
bir düşüncenin kıvrımında kaybolmuşum,
ve dışarıda şehir —
ışıklarıyla, dumanıyla, motoruyla —
benim yerime yaşıyor gibi.
Göğün altında kimse yok,
Ben varım,
ve var olduğuma bile emin değilim.
Bir sessizlik büyüyor içimde —
Ruhun sustuğu, aklın yankılandığı o yer.
Bir bakış — varoluşun ilk yankısı,
Bir nefes — hiçliğe anlam biçen.
Kalbin dili, aklın sustuğu yerde başlar;
Ve ben, senin gözlerinde kendimi unuturken
Evren, sessizce yeniden doğar.
Gittiğin o gün çöktü üstüme
Zaman suskun, kelimeler küskün,
İçimde yankılanan sessizliğin
Bir ömrün yankısı gibi sönük ve üzgün.
Bir çiçek soldu gözbebeklerimde,
Şimdi hangi mevsim uyanır bize
Hangi sokak alır belalı yanımızı
Sen söyle be sevdalı yanım
Biter mi bu hicran yarası
Vakitli vakitsiz kanıyorum bak
Yorgun bir yürekten arta kalmış gibiyim
Ben bir cehennem tutturmuşum ki hiç sorma yar
Sanki zifiri bir gecedeyim şafak hiç gelmez
Dilimde hep aynı türkü gönlüm prangalanmış
Gözlerin hep bir sır gibi gizli bir anahtar
Kapıyı bulup açsam bile ne faydası var
Hep bir cehennem hep bir mahşer bekleyişte
Kimsin sen kimsin
Can değil misin ya da canan
Yüreğim yüreğine yanıyor peki neden
Sen dost yoldaş değil misin bana
Yoksa yüreğim gözlerim ah bunlar yalan mı




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!