Okumadan geçer mi bir ömür doğru?
Bilgisiz yürürsen kaybolur yolcu.
Kalem, kılıçtan da güçlüdür inan,
Bir harf öğretirse eğil baş eğlen.
Emek vermeyenden umut beklenmez,
Bilir misin, bilmek neye benzer?
Bir ışıktır — ama dokununca dağılır,
El uzatırım, kavrarım sandığım her şey
Yeni bir bilinmezliğe açılır.
Zihin bir denizdir,
Bilgi bir ışıktır, yoldaş olur sana,
Karanlık düşünce düşer arka plana.
Okudukça büyür içindeki evren,
Her harf bir anahtar, açar gizli perden.
Çalışmadan gelen başarı yalandır,
Zamanın dilsiz çarkında, bir an’a hapsolmuş cevher,
Nedir bu ten denen kafes, içindeki hangi sefer?
Düşünce; dipsiz bir kuyuya atılan sığ bir taş,
Varlık; hiçliğin kıyısında verilen o sessiz savaş.
Bakıyorum eşyaya; adı benden, tadı benden değil,
Dost gözüne kötü gelmek
Özüne sözüne ayrı düşmekle aynıdır
Özüne sözüne dönen Bilir ancak can
Yürekte olan sevda ne ağırdır
Ya hak de can gönülde aşktır canan
Bir kapı vardı içimde,
Sessiz, kapalı, ama çağıran.
Elimde ne anahtar, ne cevap —
Yalnızca arayışın kendisi.
Taşa dokundum. Soğuktu.
Bir adın kaldı dudağımda sessiz,
Bir yankı gibi dolanır içimde.
Ne varsa benden giden, sensiz,
Hepsi döner bir gülün biçiminde.
Bir bakışın kalır bin geceye bedel,
Acıyı bir ben bilirim
Birde benden olan
kendimi bin parçaya böldüm
Toprağa her can verdiğimde
Erken yaşlandım bu hayatta
Sabahın ince yerinde yürürken
Bir gelincik dokundu gözüme —
Kırmızı,
Sanki kalbimin dışarı taşmış hâli.
Eğildim, koparmadım;
Bir cehennem uyur içimde
ara sıra coşar hasretinle
söz dinlemez asidir
hicranım var gönül kafesinde
bir ateş büyür benim içimde
arındırır beni aşkın gölgesinde




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!