Aşk şarabından dökülen damla olsam
her damlada bir şiir olsam yüreğimle
aksam yüreğine aşk diye yar diye
okusan beni o eşsiz gözlerinle
Neyledi aşk bize hükmüyle böyle
Anlaşılmamak,
yüksek sesle susmaktır.
Söylediğin her kelime
başka bir anlama çarpar,
geri döner.
Herkesin dolabında bir ceset var,
Adı konmamış bir utanç, bir yarım kalmış bahar.
Karanlıkta kıpırdanmaz—sessizce bekler,
Sahibi konuşmadıkça büyür, ağırlaşır, çöker.
Geceleri kapak gıcırdar içten içe,
Herkesin içinde ölen biri var,
Bir gülüşün küle dönmüş izi,
Bir sözün yarım kalmış tınısı,
Bir kalbin bir daha hiç çalmayacak ritmi.
İçimizde bir sessizlik taşırız,
Kıyamete kin mi bu
İnadına yaşıyorsun
Nefesini kesen olmaz mı
Nefesinle bedel ödüyorsun
Neden yaşayamıyorum ben
sevmeyi hayat bilmişken
ve sevgiyle doluyken
bu zindan kimin böyle
günahım ne bilmiyorum
intihar gibi yaşıyorum
Bir sessizlik var içimde,
Katı, saydam, bekleyen bir madde gibi.
Senin sesin dokununca çözüldü yavaşça,
Kendimi kaybettim — ama özgürce.
Aşk mıydı bu, yoksa benliğin çözülüşü mü?
Hadi vur diyorum gözlerinle
Ben ölürken ses çıkarmam
Ama yüreğim hala kıyametler de
Görmüyorsan tamamdır
Duymuyorsan tamamdır
Yüreğin titremez uçurumlarda
Doğudan gelir ışık,
doğudan —
her uyanışın kalbinden.
Kardeşler sessizdir,
eller taşta,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!