Varoluşun sırrına ermek gibi,
İki ruhun sonsuzda buluşması.
Ne başlangıcı var, ne de bir sonu,
Zamansız bir yankı, ebedi rüyası.
Bir bakışla başlayan evrensel çağrı,
Rüzgara serpilmiş asi yüreğim
ölümden geçeli çok oldu artık
dağların başaklarıyla seviştim
öfkeden geçeli çok oldu artık
ay gecede öfke bana dolanmış
Aşk bir denklemdir,
ama sonuç vermez.
Bilinmeyenler çoğaldıkça
kalp çözmeyi bırakır,
inanmayı seçer.
Aşk diye yazıldı geceye ismimiz,
Gökyüzü öğrendi sessizliğimizi.
Sen bakınca başlar şiirin kalbi,
Bir harf olur içimde nefesin izi.
Kelimeler yetersiz, susmak yeter,
Yaşamak isterdim aşk gibi aşkla yaşamak
Ama bakışlarım gül seyrinden alınmış
Ruhumdaki zincirleri kıramıyorum
Zindanlardan geçip prangalar eskitmişim
Ah yüreğim yangınlarda
Duygularım yasaklara yakalanmış
Cümleler kurdum yıllarca,
Öznesi yoktu, hep susardı.
Bir şiirde saklı, bir seste gizli,
Adını anmadım —
Aşk, gizli öznemdi…
Ey bakışı küskün çiçeğim
Beni yaralama öyle
Ben bir kavga adamıyım
Ve sen direncimsin her daim
Baş kaldırdığım haksızlık içinde
Kızgın toprakların çocuğuyum ben
Bir zamanlar ben vardım,
Bir de senin adını bilmeden sevdiğim bir öz.
Ne yüzün vardı o vakit, ne sesin,
Yalnızca varlığının yankısı dolanırdı içimde —
Tıpkı evrenin ilk nefesi gibi.
Aşk —
Bir başlangıç değil, bir dönüş.
İnsanın kendine, kendi içindeki sonsuzluğa yürüyüşü.
Ne bedende doğar, ne gözde biter;
Bir fikir gibi başlar, bir varlık gibi büyür.
Aşkın mezarı cana oyulmuş,
Gecem gündüzüm yasa soyulmuş.
Kalpte yangınlar gibi koyulmuş,
Her gözyaşında izi duruyor.
Gittiğin yollar bana dar gelir,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!