Bir yangın,
bir deprem,
kördüğüm...
bir rüya mı,
kabus mu gördüğüm
öyle durmayın
Bir gün döner gelirim bekle beni diyorsun
Farkında mısın bilmem!
Sonu gelmez bir fırtınanın ortasına itiyorsun
Sokak lambaları bile küsmüş
Aydınlatmıyor yollarımı..
İnan hiç kimse görmüyor
Çok vurdu beni zaman, hiç ölmedim
Çok çaldı benden, dirhem tükenmedim
Bozkıra bir damla yağmur yağsa
Sırılsıklam ıslanan benim
Karanlık üstünüze doğmasın diye…
Evet.! ben tek başıma devlerle güreştim
Bir hayata kaç sevda sığar kara gülüm
Bir hayata kaç naz!
İş geldik gidiyoruz, vakit azdan da az
Üç nefeslik şu ahir ömründe
Bir beni sığdıramadın be esmerim
Merhametle yoğrulmuş..
Sevdalı bu aleme, gülmez geldi geleli
Yokluk dünyada imiş, görmez öldü öleli
Sevdalı aşk ile yanar bağrı dağlanır
Açmış elin rahmana, ağlar gözü yaşlanır
Kan dediğin nedir ki,
Damarda dolaşan sudan başka
Ancak o zaman kutsal olur
Dökülürse vatan uğruna.
18 Mart sabahı doğmasaydı o güneş
Neler yaşardı bu millet, tarifsiz bir ateş..
Sen siyah nedir bilir misin?
Biraz saçlarının, biraz gözlerinin rengi
Sana dair her ne varsa
Hepsi akşamın renginde gizli
Sensiz ömrüm usul bir tenhalığa yolcudur
Bugün de akşam oldu işte
Bana hain diyorlarmış.! Varsın desinler
İsterlerse cesedimi kefensiz gömsünler
Sizin altın kafesleriniz benim gökyüzüme dar gelir
Bir lokma ekmek için susmak yüreğime ar gelir
Artık gidiyorum!.
Sana bir sevda emanet ediyorum
İster umutlarından,
ister yakasından tut
İster doldur ceplerine,
İstersen unut...
Dönüp geldin mi yine Asuman
Yolunda yürümeye utandığın sokağına
Kimseler beğenmedi mi?.
Yüksek topuklarıyla gezindiğin,
Ateş kırmızısı ayakkabılarını..
Ya yanında götürdüğün kibrini ne yaptın!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!