Her gün yeniden aşık olmalıydım sana,
Tıpkı ilk günün heyecanı gibi titremeliydi yüreğim.
Sonra aklım karışıp,
Kelimeler birbirine dolanmalıydı gözlerine bakarken…
Seni severken ben,
Hiç acıkmıyorum mesela.
Bazen, ufacık bir çocuk oluyorum,
Severken seni.
Gökkuşağının rengi,
Sanki yeni geçmişsin gibi,
Bütün sokaklar sen kokuyor…
Islak kaldırımlarda arıyorum ayak izlerini…
Yağmurun damlaları, kulağımda kısık bir melodi gibi.
Serinliği, ürpertircesine tenimde dolaşıyor.
Titreyen bedenimi tıpkı “sen” gibi okuşuyor.
Gidişin dokunmadı bana.
Alışmışım nasılsa,
Sen yokken de,
Varmışsın gibi yaşamaya…
Gidişin dokunmadı bana.
Alışmışım nasılsa,
Sen yokken de,
Varmışsın gibi yaşamaya…
Seni severdim aslında.
En çok da bana bakışını.
Gözlerinin içi gülerdi,
Her cümle kuruşunda…
Anlam veremediğim,
Gün ışığı dalların arasından süzülürken, sabahın yalnızlığı çöktü yüreğime.
Alelacele uyanıp, akıp giden hayatıma yetişme çabasına girdim.
Yine sen yoktun...
Zilimi çalmadan, bütün işlerimi bir çırpıda halletmeliydim.
Geldiğinde yalnız ikimiz olmalıydık.
Gemiler kalkıyor yüreğimden,
Senden liman olur muydu?
Yoksa sadece ben miydim yorgun?..
bitkin…
durgun…
Bitmiş bir resime, son anda çizilmiş iki alaca çiçeğiz biz seninle…
Sadece manzaraya renk katsın diye...
Bizim sevdamız; işte öylesine...
Başka bedenlerde aradım hep seni.
Farklı şehirlerde,
Değişik ortamlarda.
Hiç kimse sen değildi aslında.
Sen gibi dokunamadılar yüreğime,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!