En sâdık tâkipçim ezelden beri
Gün vurdukça çıkar er meydânına
Neyimiz kalacak ecelden geri
Mevlâ kabul etmez her meydânına
Derd-i tabîbimden yazılı belgem
Tevâzu terek altında
Her mevzû yürek altında
Marazî dilek altında
Umuda yetişemedim.
Kalkmıyor masalardan
Hayâline daldığım o gül yüzlüm geldi yâ,
Zümrüt bakışlı gözler yüreğimi deldi yâ.
Ne benim ürkekliğim, gölgemden korkuyorum
Çekilir gibi değil kendime soruyorum
Azgın bir suyun tâzikliğinde
Hayâl teknesinin gövdesindeyim
Fazla yakınlığın uzaklığında
Umut ağacının gölgesindeyim
Ne dert uzak bana ne derman yakın
Geldik derim zevk sefânın kastına
Nefsimiz bürünmüş haram postuna
Aşk'ı muhabbetle sarıl dostuna
Sabah gördüğünü akşam gömmek var.
Dünyâ çıkamıyor harp krizinden,
Doğumdan ölüme kadar sürünen
Fasılalı bölüme de kırgınım
Ele uzun bana kısa görünen
Geri kalan ömrüme de kırgınım.
Bana alışkındı gönlümde sumru
Gönlüm usanır mı sevdiğim senden
Gülüşün ilkbahar bakışın yazdır.
Varmıdır dileğin sevdiğim benden
Sensizlik sonbahar kışım ayazdır.
Mâvi boncukları takayım sana
Diyar-ı Bingölde bir güzel gördüm
Sırma saçlarına dolandım durdum
Tuttum ellerinden adını sordum
Adım gönül derken titiriyordu
Gönül Gönül Gönül bu ne güzellik
Aşk hâlime çok yorum var
Bende beter bir durum var
Dört bir yanda uçurum var
Cehenneme düşsün diye.
Gönüllerde iz bıraktım
Seyr-i âdemdesin yüksek rakımla
Çıkılmaz âlâya cillop takımla
Bir şeye benzerim biraz bakımla
Yüzün öte döner gönülsüzsün sen
Gönlünü göğsümde unutmuşsun sen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!