Hüzzâm bir şarkıdır sesin ey senem,
Seni kim severse rakîbi benem.
Can tatlı diyorlar candan geçilmez
Senin için kimse ölmez birtanem
Ten şehri yalandır rûha kafestir
İçimde bir yangın emsalleri yok
Koca bir ateşi yutmuş gibiyim.
Nasıl anlatılır bilmem bu derdim
Elimle kor alev tutmuş gibiyim.
Sağımda fırtına solumda deprem
Bağıra bağıra bazı şeyleri,
Anlatmak isterken deliye döndüm.
Ne bir gören oldu ne duyan oldu,
Ağlaya ağlaya içime gömdüm.
Duygularım var karantinalarda
Siz tanımadınız, benim içimde,
Solan hayatımın gülüydü zaten,.
Ağlayıp sızlama sahte biçimde
Anlamazsın içim ölüydü zaten.
Bende çifte pınar sulakmı sulak,
Ömrümden ömür aldınız
Beni dertlere saldınız
Ardımdan baka kaldınız
Kiminize sert olacam
Her alanda mert olacam
Hayat çatlak bardaktaki şu gibi
İçsende tükenir sen içmesende
Koca ömür çıkmaz bir yola benzer
Geçsende tükenir sen geçmesende.
Hayattan olanca zevk almaya bak
Gökyüzünün ellerinden tutunca
Mesh ediyor kâlbim kelâm yutunca
Sözlerin yüreğime oturunca
İsrâf edip beni, iflâs edersin..
İnsanoğlu düşer derde
Hayır vardır her bir şerde
Görüşeceğiz mahşerde
Beyaz kefen toz içinde
İnsan kanı tas içinde
Seni candan bezdirip
Diyar diyar gezdirip
Dert yüküyle ezdirip
İsyankâr olacaksın
Tellâllar yayacaklar
Sevda düşer hoş dilime
Aşkla yürü koş geline
Döş elinden aşk eline
Kuşlar yuvadan uçarmış.
İki gönül bir olunca




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!