Eğrildi bir türlü doğrulmaz belim
Imdâdın dostudur nasırlı elim
Doğru bilir doğru söylerken dilim
Sözümün kırıldı kolu kanadı.
Yollar uzun kullar ihanet huylu
İmkânsıza sevdâlıyım neyleyim
Esrik bir gönülün tezenesinde
Külüm savrulurken vakûr haldeyim
Ölüm fermanıyla yâr sînesinde
Izdırâbı damarıma verirsin
Ayrılığı mandalladım iplere
Bana değil bulaşsın şu tiplere
İster bir ata bin ister küplere
Benim sevdâm oldu imparatorluk.
Ayrılık taşınmaz kırık kürekte
Sağnak yağmurların altında hayat
Olsun inadına yürüyeceğim
Hani olmasa da dünyada rahat
Gururla çulumu sürüyeceğim.
Kem gözlerin hududuna girmişim
Elâ gözlü yârim incitme beni
Benim gönlüm tülden incedir ince.
Allâh şâhit olsun incitmem seni
Kelâmım her dilden nicedir ince.
Yele verip ilden ile savurma
Zemheride kardelende
Bak incinir el değende
Gölgesinde gölgelende
İncitme dalı yaprağı
Kemlikten geldik nazara
Kiminin yüreğine oturur
Sözüm,bir çuval inciri batırır
Benim ahım sağa sola yatırır
Kötü kelâm edip incitmeyeyim !!
Genelde aranmam yalnız ararım,
Beden ağır çulum hafif,
Yer üstünü incitmezem.
Neden ağır ölüm hafif
Yer altını incitmezem.
İndim dere düzüne oy
Bakamadım yüzüne
Bir ömür heba ettim oy
Su zalımın kızına
Arkada kayalıklar oy
Komşu komşu hû hû oğlun geldimi
Geldi geldi,ne getirdi sizlere?
İnci boncuk,bir somuncuk sizlere
Birde kara kediye oy hediye.
Hani hiç içimden geçmiyor değil,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!