Kuru dal aldatır dayanma evlat,
İnsân yanlızlıktan kahırlanırmış!
Sen, her duyduğuna inanma evlât,
İnsân kulağından zehirlenirmiş !
Kabir avucunu açıverince
Işınlanmak derdim yalan dünyadan
İnancımın suç olmadığı yere
Garip gurabayı götürmekteyim
İnsanların aç kalmadığı yere
Bana haber gelmiş Çinden Tayvandan
Hani insan çiğ süt emmiştir derler
Kaprisi egoyu yenmiştir derler
Sözü özü doğru eroğlu erler
Benden üstün insanlar istiyorum.
Mala mülke paraya değişmeyen
Çektiğim bunca zahmeti
Dedim Allah'ın rahmeti
İçimdeki merhameti
Bir kelâmla yok ettiler
Ak libastan giyecektim
Garadaş olan kandan olur
Dost dediğin candan olur
Her ikisi senden olur
Özünde insânlık varsa.
Sanki ölümsüz gibisin
Gurbet desen gurbet değil
Buralarda durulmuyor
Kayda değer zahmet değil
İnsanoğlu yorulmuyor.
Buralarda durulmuyor,
Gönül dile geldi söylem yürekten
Ağaçlar yıkılır bağlı dilekten
Şu zaman geçmeden dönsem direkten
Dikenli yolları aşmamız gerek.
Ağızdan çıkanlar söz olsa gerek
İnsandır su topraktan
Farkı yoktur yapraktan
Mala mülke yapmaktan
Cehennemde yanmak var
Odun olup yanmak var
Zamânın mâhkumları
Âciz insânoğludur
İnsanin tutumları
Kaderinin yoludur.
Zamân ilâç değildir
Nerde geçmiş gelip gitmiş
Muhabbet mezara girmiş
Hakîkat insanlık bitmiş
Yok ki hatır sorsam diye
Ben geçmişi özlüyorum




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!