Şimdi grimsi bir umuda kaldık,
Ya daha seni hiç göremezsem!
Ya bulutlardan gözlerine yaş değerse!
Kim siler hüzünlerini?
Hâlâ benim düşlerim göğün ucunda,
Bir bir üşüşüyor ağlayanlarım.
Gönlümde bin bir pınar kanıyor...
Ölümüme mi yanayım!
Solan gülüşüme mi?
Karanlık gecede yalnız kalırım,
Yağmur dinerken
gözlerim hâlâ o gökyüzündeydi
bulutlar gibi ağırdım içimde.
Bir çığlık sustu
kendi sessizliğinde,
Bir sabah,
gökyüzüyle aynı renkte uyandım
ne bulut vardı içimde,
ne de fırtına.
Susmak
Bir mendil gibi
katlanıp konuldum gecenin en sessiz cebine.
Ne bir ses,
ne bir adım değdi üzerime…
Göz göze gelmedim kimseyle,
Bu gece
gökyüzü, kendi yüzünü benden sakladı.
Karanlığına biraz daha çekti beni.
insan,
en çok gök sustuğunda
kendi içine düşüyormuş.
Kiraz ağacı, sen de sıcağı severdin,
Güneş açtıkça gülümserdin,
Yanağından bir öpücük almak isterdim,
Goncaya dönüşürdü gamzelerin.
Kiraz ağacı, bizim oralara çok rüzgar eserdi,
Kiraz ağacı yine giyecek beyaz gelinliğini,
Şimdi tomurcuklanmıştır sevdalısına,
Tutar ılgıt bir rüzgârın elinden,
Savurur durur, saçını başını…
Ah kiraz ağacı!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!