Gün yorgunu sakin arada
Çökmüş kalmış bir vardiya gibi ucu arkası görünmeyen gecenin
Adresi olmayan melodiler kapısını dolanı gibi
Rüzgarın dilleri solo harmancı
Devirip döküyor ağız mızıkalarından halini mecalini rüzgar
Sanki ben değil de
Adıyla yaşayasın dileklerine aşk yolundan tutulup
Ömrü boyunca hatırlanacak zaman sonsuzluğuna bebekleşmenin sırrı kadimi
Gönülden kopan tomurcuk yongalarının
Anne çırpınışlarınca kulakları çınlasına bırakılan ninisiyle şefkatlice
Kendi hayatının kollarına atılan gültomurcukluğunun adıyla çağrılmış
Ve en güzel dillerle okunmuş adıyla yaşasına Türk olmak
Kuşların biri bir dalda
Biri diğer dalda yanıbaşında
Suyu kendilerine sazcı tutmuşlar
Biri inceden tiz ve titiz
Öteki yukardan yukardan...
Oturun...!
Sirtap oglan sümüklü kiz
Günesin yüzü belki bir yerde nurtopu ve kaysak
Fener….
Cirasini calmasini yandigi ocaklarda unutmus gibi mahsus
Yagmurlar suya inecek de sanki
Örtmelikte sanki derine tutusmus dalmis kivilcim
Evim bucagim diye degilsin
Tas sokaklar toprak damlar meydan cesmler vara yoga bahane
Yandikca aska gelip tutusan sobanin kol direkleri dirsek dirsege külduman
Etrafinda ölümsüz zamanlari toplayip hasretine sofra kuran kor ve közdür
Ayaz esikleri karanlik köseleri gurbet uzaklari sessiz yankilari
Meskeninden yikinmis yürümüs cira gibi seyrisuale
Zaman aşk iklimlerini yarılayınca
Uzaktan uzağa diyar olunca yar iklimleri gurbetin
Yalnızın güz resminden hatıra kalan bir yapraktır gonca gül
Değil mi ki....?
Kırık kapaklarıyla kamaşmış büyülü bir güneş kırıntısı gözardında kalan
Batar kirpikleri acıtan efkar dumanından, değil midir ki canı acıyan kendi sevgili
Yüzü soğulmuş camda
Keman çalıyordu rüzgarın sesi
Ve su damlacığından singular gitarla
Gece gündüz güneş ve günışıkları
Kucaklanmadık hasretleri beklerken dopdolu
Hani gökkuşağının sahne aşına benzer
Ayıltan bayıltan sihribozuklarla
Alışverişi işlek
Uzaduyan...açıl açıl susam
Kalın kumaşlı insan dokuma mensucat
Mangal
Köz
Her vurgunun kendine göre kafeste keklikliği varmış
Kundaklanan dünyanın eldeğmedik talanında sorgusuz sualsiz
Nükleer savaşları geride bırakan
Gedik açıklarıyla dizginlerine yerküreyi bağlayan global hapisaneciliğin
Nerde sıkışırsa orda dizginleri sıkıca çekerek
Dün arap dünyasının orta yerlik harmanını canı nasıl isterse öyle tozuta savura
Hayat denilen cevrede
Etrafi sessize susturulmus kaba saba pusulu pörsük
Korkularina sarilmis sinmis yipratilmislarin haraketsiz telasina
Kapilmis akintidan kendi hakki olani bir baskasina terkederek
Mutsuz
Sizili




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!