Kimligini kökünü aslini kökenini baskalasarak asimile olup unutanlarin ne kazanilmis bir ülkesi vardir, ne saygin onuru, ne bilindik tanidik kimligi, ne özgür iradesi ne de özgün mutlu huzurlu güvenilir yasam dünyasi. Kendini olmadigi kabuk ve kaliplara yedire sigdira alisip kaniksayan yitikligin olsa bile mali mülkü talan, irzi namusu tecavüz; ve sahsiyeti namina yogu kolayca kullanilir usakligin kimliksiz kisiliksizligini onur sayan uygun münasip yalaka dalkavugudur.
Zoraki kabulle, ice sindirip akilda zihinde bellekte tavirda tutumda karakterde ve kisilikte alisa kaniksaya özümseyerek icsellestirdigi ezikligin kulu kölesi olur insan.
Kusatildigi esaret kundaginda katlanip sürdürülemezleri yasadikca birer birer tükendigi duygu düsünce akil fikir irade gibi tepkisel reflekslerine giderek duyarsiz kayitsiz kalarak onurlu karsi durusu gösterip sergileyemedigi ktman kiskac ve kabuklar hücresinde yoslasmis cürümüs ve kokusmus tüm kötülüklere kayitsiz yetkisiz yenik ve yetersiz sürüklenislerle davetiye cikaran; sucluluk duygusunun yönlendirip yönettigi algiyla buyurucu hayatin ölü yasam tüketicisi ve tasiyicisina dönüsür cark ve devran.
Yalnizca kendi önemini ve önceligini kutsayip duyumsayan; ve kendi keyfiyetine basi bozuk savrulmalari yönünde hicbir ahlaki hukuki kültürel maddi yahut manevi degerleri hice sayarak hirs yaris istek arzu gösteris ihtisam dürtüleri yol ve yönünde bütün kokmus cürümüs insanlik disiligni yasal mübah saymayi doyurup karsilamaktan baska hicbirseye ve hickimseye onurlu itibarli hayat hakki tanimayan devletsiz düzensiz bozgunda,özgürlükten sorumluluga dilden tarihe haktan hukuka trafikten egitime köyleri cöllesmis kasabalri viran sehirleri carpik beton molozu ve insanlari her türlü ortak yasam kültüründen kopuk arzgin sapkin kacip kovalasan huzursuz mutsuz güvensizlik kapsül ve hücrelerinde carmih carmih gerilmis ve durmaksizin birbirlerini aldatip kazziklayan belaya sidete kudurup carpisarak talana vurguna yolsuza hayduta haramiye kul köle cinnet ve cehennem mahaline dönüsür hayat.
Ehliyetsizlik idraksizlik algisizlik güdümsüzlük beceriksizlik yetersizlik liyakatsizlik derli toplululugu bilgisi ilgisi sorumlulugu adaleti ahlaki akli ve vicdaniyla yetiskin ve yeterli olmadigi hayatlara karisip hakkini ve hukukunu gözetmedigi yetkilerle donanip kendini INSAN DEVLETI yerine koyarsa, egitimiyle sagligiyla kültürüyle güvenligiyle tarimiyla ekonomisiyle topragiyla gidasiyla iletisimiyle ulasimiyla tüm toplum ölür, devlet cöker, millet azmis sapmis her talan yagma yikimlar enkazinin altindan kalkilmayacak iflahi kesikligini özden kökten koparak, güdümüne girdigi azmis sapmisligin her yalan ve talana gösterdigi müsamahalari alisip kaniksayarak kendi kendinin geri dönüsümlü katilligine insanligindan cikan canavara dönüsür.
Her bayramda aralarinda milyonlarca ehliyetsizin varsayimdan cikip artik hckimseye ne garip ne yabanci ne tuhaf ne uzak ne acayip ne hic duyulmamis veya görülmemis gelmeyen ve kaburgasi kabortaso kasasi baldiri bacagi kolu kafasi eksozu delik desik birbirine gecmis kan revan yollara derelere püskürüp fiskiran yol ve trafik hortlakligini, sanirim en son yüz otuza yakin ölüyle ve hadde hesaba gelmez aci faturali maddi ve manevi kayiplarla karsilayip doyurmaya calisti liyakate sorumluluga hukuka beceriye akla vicdana insanligini tartip dengeleyemeyen ve her yalan yanlisi umursamayarak gösterdigi müsamaha ile herkesi kusattigi ihanet ve ihmaller carmihina kendilestiren yetismis olgunlasamamis Türkiye günlük gündemliligi.
Kücük seylerden büyüyerek hayati etkisi ve yetkisi altina alan her olgu gibi, kendine haram yalan yanlis rüsvet riyakarlik liyakatsizlik keyfiyetlik sorumsuzluk yetkisizlik ve yetersizlik yönünde iletilen her toplumsal uyariyi `benim memurum isini gücünü gayet iyi bilir`diyerek tirink cevaplayan ÖZAL, Oniki Eylül Cia-Mossad darbesiyle Türkiyenin basina müdür yapilan otamatik Bop sartelciliginden en ileri düzeyli ve seckin, Türkiye Cumhuriyeti yagma ve yikim sovalyesiydi.
Onun yorulup yürüttügü her yalan yanlisa gösterilen olaganlastirici müsamahacilikla ve kendi güdümlülügünü sürekli iktidar eden Devleti-Milleti eszamanli ele gecirme `Operasyonculugu` yla, bütün toplumsal egilimleri bir arada tutarak gerektigi yerde hepsini birden topyekün kullanmanin gücü kuvveti üstünde oturup gerektigi anda birbiriyle catistirarak zaten kendine kadar varolan soygun vurgun sömürü kayirma torpil pusu rüsvet kiyak rant yagma dengesiz düzeysizligini birinden biri olmaksizin kapisindan gecilmeyen DEVLET DÜZENEGi seviyesine eristirip ulastirdiktan sonra hic bir gücün kolay kola sorgulayip yargilayamayacagi yozlasmayi garezi güvensizligi fitneyi ayrismayi caresizligi aciyi kederi salgini sefaleti hukuksuzlugu korkuyu karanligi fikirsizligi karamsarligi kuskuyu acimasizligi bencilligi üretimsizligi yilginligi bütün yerel ve küresel isgalciligin talan ve tecavüz keyfiyetine Türkiye´yi peskes cekti.
Ona oralarda bir yerdeyken akil-fikir danismanligi yapanlar harita üzerinde bölünmüs parcalanmisligin Türkiye federasyonculugunu bile yeltenip kalkisti. Ayni fikir ahbap ve erbap sahipleriydi ki, Fethulmetal ve Pekaka gibi küresl-yerel ihanet istilaciligini ayni ortak cikar paydasinda yigin yigina devlete yerlestirip millete arsivleyip dosyalarken, bir yandan da tüm bölgesel atismalara Türkiye`yi tasaron kalibinda rehin veren ihaleyi `nasil olsa herseye gücü yeten Avrupa ve Amerika istedikten sonra eninde sonunda buralarda diledigi devletler karsi konulmaz bicimde parcalanacak ve hangi devleti diliyorsa onlar dikilip kurulacak iyisi mi karsi gelmektense istedikleri hizmeti verip üc koyup bes alan vin vin durum istifadeciiginden kar ve kazanc payi kapmak `..demisler idi. Ve bunlarin cogu Plaza Medya baspatronu, bogaz sefasi haram haydut mafya borsa banka milyarzedeleriydi.
Cevik güc Türkiye`yi bu yolla ÜSTLENiP aciktan aciga isgal etti.Tarim ekonomi sanat bilim yeralti yerüstü ve tüm insan kaynaklarimiz bu yolla `yirmidörtocak` kanun hükmü KARARNAMESIYLE ve ondan el alan Ciller Gümrük Birlikciligiyle mahvedilip hormon bagimlisi zehir zikkim sömürgesi haline takas ettirildi.
Yara bandinda bütün kanamalarin
Sökügünü dikmeye kesik ahkam
Ahinda künyesiz ciglik önünde arkasinda dünya bir insan
Siritip duruyor cerrah ve lokman, halbu kicoktan karardi cira
Evler bitti erzak tükendi limit likitenin azabina cöktü catti dayandi
Ne duvar koydu ne dam ne sofra ne harman
Tek dingil kamyonla
Yarim porsiyon insanina itiraz etmeyen itaatkar ve uslu hayat
Agizdan konusuyor fakat vucuda gelisi yok cümlelerin
Ara parantezini dumanla püskürtüp sisli fiyakaya bogarak
Elim elim üstünde oynar gibi filan
Duymadigi görmedigi bilmedigi tanimadigi düsünmedigine
Dolunayda kıtlıkkıranda
Uğrun uğrun yanardı gün harmanında değirmen dönerdi
Kuşlar konar ay tüter yol yürür uçardı damdan dama üveyik
Öz deresinde sulak sazlıkta hayal ekip biçen mevsimler
Gerçeğe dönüşün tozu toprağı gibi yaban yazıdan
Mektebini okuyup yağmur ve yağmur sonrasını kar
Yariyariya olunca
Resmen yüzde elli elliye
Nasil ceksin üstüne binen dünya yükünü hesap
Hesap en bastan yanlisla makara cevirip fingirdek oynarsa..
Kayit disi diyorum…
Cari ve mali kayit disi…
Ocagini ayaza kurmussa dünyamevsim
Siraya girmeden tiryaki olmali insan
Gülümseyislerin polenlerinden sinenlere sevgiliyse insan
Belki bir kum tanesi belki göz alabildigine kar yigini beyazlara dünyayi seren
Cöllerin diliyle sessizligi demleyip süzerek, mevsimlik yahut ömürlük
Teklifsiz cigliklarla kendi rüzgarina kapilan
Şehirlerin başladığı ve bittiği yerdeydi toprak. Toprakta karıncalar, kertenkeleler, börtü böcek ve ağaçlar. Toprakta ağaçlar, ağaçlarda dallar, dalların eteğinde ucunda bahar. Soğan madımak ve papatyalar.
Baharda bayram olunca tüm dağları vadileri yaylaları dorukları dereleri çağırıp getiriyor yaaaa, öylesine günlük güneşlikte buralar.Dağlar denizler ve yeşerip serpildiği yerde hayatı süsleyip donatarak..
Her taraf heryerden ÇIRILÇIĞLIK…
AŞK BHAR..
……..
YASADIKCA
Birdenbire kaybolur
Bayırdaki yol yokuş ve zaman
Yoksul avuçlarında donmuş bir saatin buza kesen soğukluğu saklambacına girip çıkarak istasyon
Otların üstünde esen rüzgarlar gibidir ordaki hiç kimseye benzemeyen yalnızlık
Sayfalar arasında unutulmuş suskun yazılar gibi sararmış solmuşlar sırrından bükülüp giderek
Toprağın tozunu silip süpürdükten sonra yeniden doğmaya ışıyan günün
Tillerson gelecekmis
Amerikan savunma ve yaninda ulusal güvenlikcisini
Bir ücüncüsüyle birlikte koltuguna calip mermi kayisina takarak
Aramizda kalsin fakat biz sizi ne afrinde ne suriyenin baska yerinde
Bizden habersiz
Bize sormadan




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!