Bahtina küsmüs de sanki yelden yorgun buluttan agir
Tutusup da sineleri yolunan esintiler saganak saganaga
Bayir yüzünde gecmis zaman dere tepe eski bir masal sancisi
Agriyan yeri neresi susar söylemeze kervan yikip
Yolcu yorgun hanci kardelen
Navruz daginda beldesi bagi lal ile
Ilık bahar rüzgarları esiyorsa
Tazelere tomurcuklanmış güzelliğin gün doğumudur
Topraktan aldığını toprağa
Işıktan süzüp demlediğini ışığa ve yağmurdan koparıp aldığını buluta
Dağda bayırda yurt tutmuş donatmış sırra kadimlerin çeşni çerağı
Huzuruna varıp gönlünü almak için allı pullu nergisin
Dili suskun dudagi titrek
Solmakta olan yüzün sönmekte olan sesin ve nefesin
Sureti olmayan yaban bir gölge gibi adsiz cisimsiz adressiz
Hergün yeni dogumlariyla can cekismekte olan bir zamanin
Kaskati kesik sert ve acimasiz
Naylon hayatlara posetlenmeden öncesi
Sümüksü
Sidik bulasmis naylon tezeginden cöpcatanlasarak
Bayat bir köpügün cünüplügünü derdest olup
Ev yikik
Daginikken kafa
Ve faniye göcüp gitmisken dünya diyar..
Herseyden ezilmis üzülmüs keder parcalari koparip
Bozulmakta olan seylerin eski halini temsil etsinlere müzelik
Herkes kendinden bir baskasi olmaya kiralik ve ödünc
Yeter sinirini bilmeyen doyumsuzlugun aclik ihtiyacina gerek kul gerek köleden
Mutsuzlugun gidebilecegi kadar dozdan arizalar bulandirarak
Kaynak yapilamaz seylere dahi
Her zaman bir yer vardir
Senden önce ve senden sonra her zaman bir eksik bir fazla
Bir yer
Bir yol
Bir durum bir durak bir yolculuk ve bir sila
Senden önce ve senden sonra dünya
Kazin ayagi öyle veya böyle
Sen nesin nicesin kazin tazinin osunu busunu degil
Sen kendin misin degil misin söyle bahset ki
Kulplu kuyruklu kenarlara süs veya kol dirsekli carkit vites
Zora durup dara binip bayira gelince yükün yekunun
Ne gayrete nasil nedir güttügün zahmetin
Gidiciymis merkel..
Hayir öyle degil salacaya tabuta, gitti gidermis
Gitti gidermis medyadan magazinden mikrofondan
Üstüne planlanip kurulup yazilan siyasi memuriyetin
Soyan sömürenler emir ve talimatlarini beklenenden bile fazlasiyla
Cildirip delirerek rakkami rakkamina besleyip büyütüp azmanlastiran merkel
Cogu zaman
Kimi gün…
Ucsun ucmasinlar kuslar
Tembel ve miskin saatlerinde sirtüstü carsaf serip yatan suyun
Kum saatinde seren serpe yayilip uzanmisken kiyilara koylara kumsal
Kendiliginden yürür merdiven kurmaksizin cati kati olmayan sevincim
Odalik denen müsvetteler
Birinci degil
Ikinci degil
Ücüncü belki de dürdüncüsünü elvanpercemi nemvari
Kuma üstüne kurulup oturan cokca kumalar
Rutubetlik duygusalliklarla nem orani yüksek duyumlardan bahseden




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!