Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Giden sene başka otlar üzerinde esiyordu hayat
Başka insanlarla konuşuyor dertleşiyor üzülüyor ya da seviniyordu dünya
Seslendiği her yankıda herkes bir başka insan, her yangınlık bir başka kıvılcım..
Ahdini bileneydi uğur böceklerinin parmak uçlarından sonrasına yol ile revan olduğu.
Her perdede başka bir sazdı uğurlandığı eşiklerde ağırlanan gel git
Henüz haziran olmuş çocukluk med cezirlerindesin işte, dünden ziyade ertesinde devresi günün

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Söylemeliydi elbette
Sevdiyse nerde ne zaman kim kimi
Sirasi sobesi orasi burasi kadini erkegi yok bunun
Sevdiyse kor dudaklarina selvi boyuna güzel huyuna hasretimsin yarimsine
Özlemek insan arayisinin dogdugundan ölümüne ve hatta sonraya
Arayip da bulmak istedigi yalnizliginin

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Her yere yaban
Merkezini bulmaya rüzgar, yol sapa toprak yorgun iklim viran
Ruhsatini kayitsiz ihbarlardan almak icin
Yikik dökük zamana saplanmis duvarlar arasindan
Tehlikeli ve tedirgin yaralara cerrah
Her temkinli tembihten ve tedbirden körpe

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Pusulası
Payesi
Kefili
Teminatı
Garantisi
Yöneylemi aşkla olanla

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Dönersin elbet
Birgüne birgün mutlaka döneceksin
Alatav toprakta pulluga takilan pircalik dagi ip ince bahara
Ipligini ilmek ören kirmenler gibi döneceksin
Tuttugun yol araliksiz uzaklari sürükleyip sirtlayan yillarla
Kerpic duvarlar sarilip körpe koruk asmalara uzanan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Hayale görünür düste gezer dolanir
Divane döner pitrak caliminda agri sizi yükleyip yazan ferman
Tutup kavradigi percem tutamlarla yalcin sarpada
Yitik yabanda,
Hircin köpürür azgin bulanir akar durur yardan asagi
Ucurumdan ötelere dizginsiz caglayan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Neye benzemeye calisirsa ordan isler kapi, pace, zahmet, niyet, saat ve Insan. Dönüyor iste dünya bu ve benzer ecir –fecir cenderesinde. Dünya ki hepi topu; yerkabugu en cok yüksek daglar zirvesinden elli altmis metre ve vadilarden otuz kirk kilometer derinlesince ekilen bicilen yol yapilan inci-mercan adalarindan ve yerkabugun terkolunup toz bulutu kül sacini manto ve magmalara carpip cakilan, bes giga tirilyon ton agirlikta; üc asagi bes yukari besyüz yirmi milyon kilometrekare arsasi, alani, arazisi iz ve arsin yüzölcümleyen hacminde ve durmadan sn.yede otuz kilometer hizla döndügü icin cekirdekte yogunlasan merkezkac kuvvetine yolunu yörüngesini sapmadan dönüp dolasan kusursuz bir yuvarlak degil, ekvatoru kutuplarina göre daha genis dairede sonsuzlugu seredeniyle, dönüyoruz..
Kitalar birbirinin üstüne bindikce yeni ucurumlar ve daglar doguyor. Olanlar daha derinlere inip yahut zirvelere doruk tirmaniyor. Insan bu kirmen kiriminda ve keskin dönüsler etrafinda hayatinin meftasi hep kiyiya vuran dalgalanma ve savrulmalarin esiri olagide, her tanimadigi buldugunu yeni aynadan kendini begenmeyip, hep ilk bakista kalacagini sandigi azmis kudurmus bir kabugun sarmalina tutsak ederek burnunu bicaga veriyor. Baldirini terziye. Dudagini zehir siringasina. Kirpigini kasini petro zivt bulasigi katran karasi veya kan pihtisina badanalanip bulasiklasarak, erkegi kadinla yaristiran canim icim nanikom canikom SIDET ve ÖFKE SARMALINDA zirvelesen CUKURA tavan yaptirtiliyor.
Eger benzestigi YAPI CARKIYLA carpiklasarak benzesen insanini ölü BETON ve CELIK sivriliklerinden baska hicbir durum ve gösterimi yoksalara badanalayip bina etmisse, oradaki mesai eski Istanbul yeni BIZANS OYUNLU dünyanin bütün madde ve malzemelerini tükendigi yere kendini gömen degismis baskalasmis parsellenmelerin ve sonsuz bir kaybolusun yeri, yönü yörüngesi omayan Belediye SEHIR BATAKCILIGI devriyesindedir.
Uzatmayacagim ve sözü ufaktan kenarlayip zapturap BELEDIYEY SECKINLILLIGE..
Bugün hicbirseyin asli esasi özü sözü samimiyeti yaygarasi yaygin dillendigi kavramlarla gercekligini ve smimiyetini özdesmedigi; ve bugün herkesin herseyiyle onur itibar GÜVEN ve ÖZGÜVEN yitiren kayiplr arasinda kendine OKKALI YER BULABiMEK icin yapisinda hainlik, desiselik, fitnelik, kaypaklik, kepazelik,kahpelik, dengesizlik, degersizlik, kabalik, cürümüslük, ahlaksizlik, hukuksuzluk, firildaklik, salgin mikrop ve cirkefliginden edindigi güc gösteris durum-vaziyetleri onursayi yüceltirken; fakat buna karsin siddetin, sapkinligin, inancsizligin, huzursuzlugun, dehsetin, DOYUMSUZLUGUN , acinin, catismanin, gerilimin, bunalimin bütün carpik yapilsmasini orada insan ad ve izine rastlanmayan kazanimlara baskalasmis KORKUNC YARATIK tipinde cüzdan ciro etmekle beraber; cinnetinde kuyu kazidikca sürekli kahir sorun batak kokusmus öl hayatlar ören ve ütreten türünün ve türevinin en gözde zirve yapanina derinlik aramaktadir.
Bu yüzden tüm dünya dönüm dolanim yörünge ve eksenine yapisik ve ilisik, `eger PEKAKA`devletine dokunur elesirsen EKONOMINI yerle bir ederim`…manyak Trump buyruklu tehdidine aninda cevap verememek, yine onlarin buyurup da Oslo`dan DOLMABAHCEYE varan; ve ille de dünyayi terkettigi yerden ATATÜRK`e dokunup kendine yikim yeri bulmaya caisan BOP; özel finansiyla tesvikli Medya gedikli-güdümlü araliktan tüm ülkeyi kapatip köreltmeye mamur Belediye olduydu.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Depresif yasayarak
Hic rahat huzur vermeksizin vakti ömrüne
Varini yogunu gecesini gündüzünü
Hayal ve düs ceyizleriyle haraba teslim edip de sefil
Aksesuar türlüsü ekstralara talim ve takas
Mutlulugun yolu kapisi degildir tombalasindan cikacak olan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sag sol ileri geri iktidar muhalafet herkes
Ve her kesimin sucu kabahati vardir, agir ve yogun ülke mesaisi günlügünde
Yapilmis hatalar
Islenmis haramlar
Kusursuz calimlar
Hileler

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sögüt dallari usuuul usul bahar müjdeleri yesertip kanatirken, derede yamata huyunu suyunu akisini ve aibetini henüz bilmedigi dünyaya dogdugunda bagrina esen rüzgarin ve iliklerine dokunan günesin kundak besindeki percem püsküller;hic bir saksida olmayan alfabenn gizemli diliyle topragi selamlayip yasama sevinciyle tüllenip tomurcuklanan dört biryana Subat`in sonu Martin`basidir demeyip güzellik deminden dükkansiz sarhosluklar ismarliyordu sanki, taaaki, ah o YALNIZLIK yok muydu..

YALNIZLIK…!

Aktan karayi, karadan zifir zindan körlügünü secip begenmek mecburiyetine kul köle olalidan beri, hic bir kosulda kendini zaptedemeyen izden yoldan akildan vicdandan cikisin sinirsiz-kontrolsüz keyfiyete ve zorbaliga dayali döseli olmayi ilmin ve itibarin ana kaynagi sayip inanarak; sorumsuz paylasimsiz düsüncesiz duygusuz bencillik dürtülerinin güdüp yönettigi hirsin ihtirasin kibrin ve kanaatsizligin hic bir kosulda hic birseyle yetinmeme sapkinligina evrilip cevrildikce; doyumsuzluk tutsakligina kayitsiz iradesiz hapsolan insani amansiz bir degerler yozlasmasi ve yabancilasmayla bas gösteren kiyamettir, eninde sonunda yozlasan her bir degersizligin ardi arkasi kesilmedik cürümeleri ve cöküsü kacinilmaz kilan insansizliga aradigi hic bir yerde yahut kimsede kendini bulamayan; ve her sekil birlikte yasamin birbirini bogazlasarak kann kusturup kök söktürdügü yalnizlasmayi yaygin ve yerlesik hale getirecegi sonucu kesin bilindik azmis kudurmus netice. Ah´O´Yalnizlik..

Devamını Oku