Güya…
Haklar özgürlükler halklar özgürlesmeler gercekligine dörttakla
Uluslararasi usakligin kurulu profosyonel profosörlügü kumbaracigina
Yarim bucukluk bozukluktan benim de gürültüm kopsun diye
Ek
Ulak
İnsan kendine karşı ikinci elden ıskarta olunca
Ille pula
Ille paraya papaz-kız-papaz vale maça
Insan kendi sesinin dışında başka anlaşmazlıklara düşük kayıtla
Çok kayıpla
Çok çok hasarla
Bir kuru candır hepsine hepsi gözleri bende gezen şu seyir….
Evel çocuk bir kundaktan dalmış
Pusulasız salıncaklarla düşseli
Bugün burda o hayalüstü avunup duran pür liman
Yarın…
Kimbilirlerden kime yolculuğum
Bazan...
Yitik ve yoksul bir ses arar gıygıdı
Bazan dem bulur sabah çiğinde yağmur
Damla ıslağı titreyen yaprakla sarmaşık saran çiçekte
Bazan ıslık bambaşka bir hava çalar memnusundan aşkın
Bazan tel tel sökülür bahtiyara kapı ve kilit usuuuulcacık...!
Sütcü dutcu kirazci
Trenler sokagindaki sehirden kervan katarlayan gar gibi
Sirasiyla gelen gecen duran giden sabah serini pürfirari seherlerinden
Solgun yagmur duvarina varincaya kadar ilmeksiz dügümlere azad olup güz
Sarmasiklanmis salkim uykusuna uyanan sahrada eski bi bahar yapraginin
Kolunda gurbet cicekleri sessizlige duldalar düsürüp
Göverip dalarında bostan olduğun
Ayva sarısına gündeğirimi sinerken mahsus
Buruk bir sahan...yokluğun yerine mahsus..
Nar tatlısı seyrik asmalar bağında
Aldanma sen gül kurusunda sustum diye
Tomurcuk hasretinde uyuyan beşikti
Her yer bozbulanik bir tren yolculugunu andiran
Calinmis uzun soluklu sirenlerde sürüklenip giden zaman zuhura
Agulu bugdaylara yalniz ve yorgun düserken avara degirmen
Topragin bagrina dolan günisiklari gibi buruklar icinde gölgeye kirgin
Cagla desem
Cagla desem üstüne kalbimi kanatlansam
Mayis penceresinde sagnak ve gökgürültülü yagmur
Düsen iri damlalar desip delen gökleri topraga döküp bosaltirken
Sirtinda kirmizi gocuk bacaginda mavi don omzunda capraz canta
Akli dünyanin derin bir yerlerinde adimlari islandikca kaldirimlara saplanan
Sopsoguk bir gölge gibi yagmur degdikce ciplak dallarin
Elektirik diregine yakinligini siginip dönen dolanan
Yapraklari güze calaran dallar savurum silkeleyen rüzgara muhacir
Güzü cairpinan cigliklara tutunarak solan sararan gazellerde meyhanci
Takvim..
Saydam bir sogukluga anne yoklugunu birakir gibi uzak ve derin
Aylardir bitmeyen ne kadar da dolusu varmis ki yeri gögü kaplayan bulutlarin
Cikmiyorum bugün bana bulanik tuallerden resmolan camda
Yavri yavri tütüp yanarken su ve toprak
Budanir cubuk tava gelen beldeye bel vurur iklim devrani
Mevsim deli gönüllü bir cicegin etekleri güzellik dokuyan sevda yeriyle
Kuru üzüm olacak budaktan izini sürer tevek
Dili dudagi salkim salincak ask sarhosluguyla baglik bahcelik
Caglaya ciceklenir sümbül suretinde süsen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!