Bürüt..
Elenip savrulmamış yığıntılardan nodalık
Değil ay ve bulut
Yer yerinden oynasa
Her yağmur damlası kendi başına yükünü çeken yalnız
Sürüklenmiş bir ırmağın
Ayaklarım
Bayır yukarı pedal basan bisikletler gibi oyana bu yanasıyla
Belki yardımım dokunur gibi yaklaşan yabancısına hayli mesafe
Sönmüş bir yangının epey yontulmuş çakmaktaşlarından
Yük başlarını kendinden sonraki saatlere çözen gözlerimin ucu efilsi
Hafif
Ne zaman titrese tel
Sagliginda beni sual edip soran aska talip devrandir
Dangirdaklarin yörüklendigi daglarda yitik bir yangini sarilir gibi yalniz
Bayir bir cinardan beraber türkü dillendiren pinara bulanan
Cagirdigini duyarak ilmekleri kendi köklerine bagli tellal tellalin
Yoruldukca yikinen izlerini kekligin gülün gazelin goncanin tiryaki dermana
Bir insan öyle kolay kolay…
Hah diyince hemencecik gazoz kumbarasindan düsen sise gibi dogmuyor
Büyümüyor bir birey bir aile bir toplum kolay kolay öyle
Sanki cok maksatlara kullanilmak üzere yapilmis orman bicagi gibi
Ige
Törpü
Kahvemiz telvemiz hatirimiz…
Bir hancinin yolcuya sordugu söylendigi gibi degil…
Bu sual topraktan ve can kafesindeki sevdali cigliktan
Bu sual igde kokulu salkim sögütlü sirma cicekli dagdan bagdan dereden
Yolcusu degil gelip gecene öylesineden
Bu sual kerpic damli puhare bacali asma yaprak örtmeli
Dünya güzeliginin Türkiye yurdunda
Ve insanlik er meydaninda erkekce ve yigitce
Türk dogduk Atatürk sevdik ve Türkiye Cumhuriyeti nesli cocuklariyiz
Sag salim kaldikca aklimiz fikrimiz inancimiz özümüz esasimiz aslimiz
Esen yele yagan soguga yahut…
Kizgin katrani kaynatan karanliga göre degildir hayatimi varligimiz..
Mademki yaylı çalgılar ufkunda hayallerin kuruluydu
Salıncakların yazıklara asılmış iğde dallarıydı ve ellerin öksüz
Yaban çağlarından göçen tayların dizginler taktığı vakte değin
Kendi hükmünce küçük bir kıvılcım çıngısıydın ve pekte bir rüzgarlı
Yolcuları hep yamaçlarına hasretlikler çöken dağların arkasıydın madem
Sığınmış en uzak ellerde garipliğin leyli bir leyli
Uyku tutmayan pervanelerde gezip dolaşan benisen
Kur sofrayı, tellere türkülere hele varıp turnalara gidelim
Deliyse deli çağımız
Azadsa azad dikenli giüllere bağımız
Eylenmekse eylenmek çal kapıyı...
Çağır aşkı sılayı derincelerimizden bir yürek olan içerden
Insanlarin aklina fikrine esitlik özgürlük sosyallik giydiren dongömlekligin
Kesin hükümlü saglama baglama kördügümleriyle hayalperest nazim..
Hikmet nazim….
Kaptigi gibi dahrayi nacagi uckuru usagi
Bilinmez uzaklara ates püskürten kopuk gürültülüügün tabancasi niyetine
Kader kismette artik ne cikarsa falciligini hayrete düsürüp
Alakargaya ters takla attttıtırınca zorla
Neymiş...?
Demek güvercinsin gibiye sayılmıyormuş aslından bi-haber
Neymiş....?
Her önüne gelenin kap gel kendini
Azadet kendini kendinden, fişle kendini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!