Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

OKUMAK…tembih edilmislerle sorgulamasini ve muhasebesini yapmak arasinda gecen bütün hayati devinimlerin organik ve altyapisal bagintisi olan elestiri, tenkit, katilim, gözlemleme, irdeleme, tanima, kesfetme, arastirma, bilgilenme, kavrama, inceleme, duyumsama, algilama, tanimlama tarihin özüne, dünyanin sirrina, sosyallesmenin temel ilkesine, kisilik gelisiminin her türlü insani zenginligine, cagdas uygarlasmanin yol gösterici kodlarina, özgür ve özgüvenli yasama sanatininin bilinmeyenlerine iliskin insani dogdugu kundaktan itibaren hayatini terkettigi son güne kadar kendisini eslik edip katki sunarak sonsuzlugun hafizasinda kayitli veya kayitsiz bellege ve bilince eristiren sihirli serüvenin ta kendisidir.

Okumak, özneyi nesnellestirmekten veya bir baska deyisle her türlü edilgenlige dekorlanmis ESYA ile farkliligini ortaya koyan özgür , nitelikli, birikimli, deneyimli, aktif, etkin, yetkin, tayin edici ve özgün kisilikli karakter sahibi olmayi gelistirip donatarak kisiyi her güdümlü dürtp bagimliliginin her buyruga amade kolayca yönetilen HAYVANLIKTAN CIKARAN sezgi, bilgi, duyum, anlam, kavram, icerik, bilinc, lke, ilgi, algi, tavir, durus, ve bellegi hic bir temsil vekaletine ismarlamaksizin kendi emek ve cabasiyla yasadigi cagin, olup bitenlerin ve evrenin FARKINDALIGINI ve AYIRDIMINA VARMA yetenegini besleyip büyüten sonsuzluk cevheridir . Alfabesi insanlikla esit ve yasit KiTAPTAN okumasini bilmiyorsa, zir cahil korku ve karanliklarin güdümledigi ele güne muhtacligiyla buyrulan her seyin kulu kölesi olmaya bütün hayatini rehin vermis ve hic bir seyi -baskasina danisip sormaksizin acizlik ve yozlasmislik kabugnu asla kiramayarak- kendi gercek özgün degerinde algilayip kavramasi mümkün degildir insanin. Eger ki hic kimsenin kulu kölesi olmaksizin sezen taniyan kesfeden arastiran bilen gören anlayan duyan soran ve sorgulayan özgür iradeli farkindaliklar sahibiyse insan, kendini de beraberinde yasattigi doga, toplum, tarih ve evrenle iliskilendirip saglamasini yapan tanimlamayi ve okumasini yapabildigi her sey kitabin tam ortasindandir. Hic bir muhtaclik kölesi ve kuyrukcisu olmayayarak taniklik ettigi hayattan kendini ve iliskilendigi cevreyi kesfeden cesaret atilganlik ilgi ve merakla bütün bilinmeyenleri OKUYABiLME becerisi, kisiligi donanimli özgürlüge yetistirip gelistiren en dinamik ve zinde zenginliktir. Olmayan ve gelisemeyense her türlü ilkelligin korkunun karanligin hurafe gericilik köktencilik muhtaclikla fanatiklik ve militanlik zincirlerine bagimli; ve hic bir seye akli fikri iradesi kisiligi davranisi durusu ve kararliligi olmayan yozlasmis güdümlülügün sürü bagimlisidir.

Dedikten sonra, son bir dalya yaprakla KITAPTAN KITABA basligina ekten ilaveden degip dokunacak ve konuyu baglayacak olursam..

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sefaletinin kefaletini harcını hakkını onurunu itibarını huzurunu gereğini zorunluluklarını ihtiyaçlarını cesaretini emeğini ve bedelini yaşam kavgasıyla ödeşemeyenlerin çağdaş koşullara ve güncellere özgürleşmesi asla mümkün değildir.
Belki bilirsin belki, anlamazdan bilir bilmeze gelirsin fakat yine de ben yaşam kıskacında mevcutlu hatırlamak istemediklerini söylersem eğer…

Herkesin sanaldan soyuttan ve sahtelerden bulaşık artıklarını yıkayıp parlatarak , hiç eşi emsali kimsede bulunmaz marifetmişcesine kendine siyah beyazı bol, sanatsız sahnesiz bozuk bir saat, buzlu cam manzaralı dünya ve fayans tipi insan çerçevelemeli herkesin bir benzerinden ayrıcalık poz mozaik maskara ve profil ayrıcalıklığı fossurup tozutmakla korku kaygı umutsuzluk çaresizlik gibi endişelerinin ruhsuzluğuna parıltılı nayloncuktan cila çekip, hayata çıkışı olmayan kaçışlarına bariyer kurup, gömüldükleri ölüm mirasına beton döken yeryüzü korkulukları, gerçekliğine özdeş insanlaşmıyor ve hiç kimse kendisi olmuyor maalesef.

Çünkü aklı fikri idrakı algısı iradesi özgürlüğü duygusu düşüncesi karakteri alışkanlığı belleği bilinci cesareti özgürlüğü öz güveni yeteneği liyakati ilgisi merakı ve duyarlılık refleksi her türlü davranış ve kişilik bozukluğuyla her kullanıcısının sömürü soygun ihtiyacına göre gasp edilerek klonlanıp virüslendiğinden beri, yoksunluğunun bütün eziklik değersizlik yitiklik zayıflık hiçlik düşkünlük beceriksizlik ve aşağılık duygularını kendini olduğu gerçekliğin tam tersine sanki kusursuz hatasız güçlü güzel sıradaşı muhteşem heybetli birikimli eğitimli kültürlü alımlı varsıl çekici donanımlı insanüstü yetenekli girişken mükemmellik ve her hüner sahibi başarılıymış gibiliğin dekor maskesine saklayarak söylediği yalana kendi de inanan yapaylık ve sahtelik kozasında yaşarlar. Bu ayarda tüketim ihtiyacına göre formatlanmış Sanalda dönen dolaşanların tümü birbirinin aynısıdır.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ekim sürüm biçim harmanlama iyilik sağlık mutluluk ambarına konulması istenilen yüklü değerler adına bütün kural kanun kaide araç gereç ve incelikleri gözetilmesine rağmen eğer toprağın verimliliği niyetlenilen emeğe karşılık dermanı gücü diriliği doğallığı canlılığı enerjisi direnci bağışıklığı uygunluğu ve yoksa, elde edilecek sonuç; bütün emekleri haraba giden soyut bir arayışın yer katını ve doruk zirvesini tüm iyimserm çabalarına rağmen bulamayan hazin hüsranlarla kaplı, kendine yenilmişlik ve karamsarlık hasadıdır. Kaderi hiç değişmeze sabit kalan toplumsal ilişkilerde de, hurafelere korkulara gericiliklere cahilliklere sefilliklere acılara bağnazlıklara çürümüşlüklere kendisini adamış alışmış ve kanıksamış her türlü kurak çöl çorak ve verimsizliğe şartlanmış insan kalabalığıyla örülü ve kapalı sosyal toprağa iyimserlik ekme ve kendi katkı payı olmaksızın özgürlüğü huzuru refahı kalkınmayı güveni istikrarı aydınlanmayı çağdaşlaşmayı getirme isteği de, aynı sonuçla bu şekilde ve böyledir.

‘ Her şey haksız kanunsuzluk hükmünde olup bitince, yani yasa kural kaide ahlak onur itibar saygınlık ortadan sökülüp kaldırılınca, hiç bir şey yasa dışı değildir. Yani her yasa dışı olan ve sayılan şey yerleşik hayata sıradanlaşarak çökmüş çullanmış alışkanlığın rutin ve doğal vazgeçilmezi olmuşsa, kaçak zorba haram ve insanlık dışı sayılan her şiddet saldırı dayatma baskı korku taciz ve tecavüz, sosyal hayatın normallerinden olmuştur ‘ diyor Georg Orwell , küresel Globalizm’ in kozmik karargah merkez metropol örgütlenme hücrelerinden biri olan ve giderek denetimli metal kapanmışlığa hayatını kaybeden insanlık cinayetinin ‘ 1984 Londra ‘ sı ‘ üzerine odaklı fakat asıl gizli öznesi Troçkist yanlılığını ortaya koyan Sovyetler’in muhatap alındığı ancak toplam gerçeklikteyse Orwell’ in bile farkında olmayarak günümüz tek kutuplu vahşi kapitalizminin esaret çarkını ve çarmıhını işleyen bilim kurgu ( onca kayıplarla geçmişini hatırlamayan, geleceği olmayan ve bugünün yeri ve tarihi bilinmez her dokunuşu kımıldayışı sesi düşüncesi hareketi peşin proğramlanmış ve bütün insancalarını yaşama yetenekleriyle birlikte yitirmişlerin irade hükmünün değer kıymeti dikkate alınmayarak konulmuş yasak sınırlar dışına çıkma şansının olmadığı ve orası artık Savaş Barıştır, Özgürlük Esarettir, Cehalet Güçtür ahmaklık emrine uymayanların dünya dolaşımında barınamadığı dijital diktatorya eseretindeki amansız takip altında insanlıktan çıkmışlığı anlattığı ) türünde yazdığı 1984’ te.

Burayı şimdilik daha ilerdeki Kitaptan Kitaba’ başlığı altında sıradaki rakam sayısıyla daha detaylı bakmaya bırakarak….bu uzun soluklu yazının yoğunlaştığı konu ekseniyse, Tolstoy’ un başyapıtlarından biri olan Efendi ile Uşağı seyrindedir.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Herkesin kendinden sakladığı düşüncesinin dahi izleyip gözetleyen cihazlarla farkedilerek baskılayan hapis altında tutulan Büyük Birader sisteminin acıklı zavallısıdır bu zehirli kirli zifiri zindan .(Orwell’ in ütopyasından esinlenerek provası reklamını yapan Biri Bizi Gözetliyor türü ve buradan çoğaltılmış dizi furyası medyatiklik mamülleriyle maksada özel verimliliğin hususi stüdyolarından ölümü gerçekleşen yapay zeka çağı robot insanına nasıl tasarlandıysa öylece türedi üredi kundaklandı ve evrildi dünkü döküntülerden molozlaşan yarın)
‘ Her şey haksız kanunsuzluk hükmünde olup bitince, yani yasa kural kaide ahlak onur itibar saygınlık ortadan sökülüp kaldırılınca, hiç bir şey yasa dışı değildir. Yani her yasa dışı olan ve sayılan şey yerleşik hayata sıradanlaşarak çökmüş çullanmış alışkanlığın rutin ve doğal vazgeçilmezi olmuşsa, kaçak zorba haram ve insanlık dışı sayılan her şiddet saldırı dayatma baskı korku taciz ve tecavüz, sosyal hayatın normallerinden olmuştur ‘ diyor Georg Orwell , küresel Globalizm’ in kozmik karargah merkez metropol örgütlenme hücrelerinden biri olan ve giderek denetimli metal kapanmışlığa hayatını kaybeden insanlık cinayetinin ‘ 1984 Londra ‘ sı ‘ üzerine odaklı fakat asıl gizli öznesi Troçkist yanlılığını ortaya koyan Sovyetler’in muhatap alındığı ancak toplam gerçeklikteyse Orwell’ in bile farkında olmayarak günümüz tek kutuplu vahşi kapitalizminin esaret çarkını ve çarmıhını işleyen bilim kurgu ( onca kayıplarla geçmişini hatırlamayan, geleceği olmayan ve bugünün yeri ve tarihi bilinmez her dokunuşu kımıldayışı sesi düşüncesi hareketi peşin proğramlanmış ve bütün insancalarını yaşama yetenekleriyle birlikte yitirmişlerin irade hükmünün değer kıymeti dikkate alınmayarak konulmuş yasak sınırlar dışına çıkma şansının olmadığı ve orası artık Savaş Barıştır, Özgürlük Esarettir, Cehalet Güçtür ahmaklık emrine uymayanların dünya dolaşımında barınamadığı dijital diktatorya eseretindeki amansız takip altında insanlıktan çıkmışlığı anlattığı ) türünde yazdığı 1984’ te.
Burayı şimdilik daha ilerdeki Kitaptan Kitaba’ başlığı altında sıradaki rakam sayısıyla daha detaylı bakmaya bırakarak…dediğimiz yerden devamla..
Düzenli olarak bir kaç başlıkta toplanan parti devleti idaresinde görevlendirilmiş memurlar hem talıyıcı hem yükkenici hem de kullanıcı kukla köleleri olarak düşmanlaştırılmış olana karşı sorgulamasız ve itirazsız sıkı bir nefret aşılama programları vardır. Amaçta ilkede üstünlük hizmetine asla kusur işlenmeyecek olan öncelikli parti ve yönetenlerin çıkarı vardır, onun dışında herkes bu kutsalın araç gerecidir.
Eyleme dönüşmemiş bile olsa düşünmesi bile suç sayılarak zaman aşımının dahi söz konusu olmadığı ; Düşünce Suçu gibi bir kavramın kulu köleliğine sinmiş susmuşluğun herkesin birbirini azap kuşkuları ve korkularıyla tedirgin olduğu mesafelerden izleyip hiç bir yakınlaşma ilgisine ve cesaretine bulaşmadığı karanlığı derin bir kıyamet kuyusudur 1984 ‘ de bahsi geçenlerin Orwell imzalı romanı.
İnsanların hep gece karanlığında derin dalmış uyku sersemliğine tutulan baskın ışıklarıyla yatağından sürüklenip götürüldükten sonra bir daha kendinden haber alınmamaya yargısız sorgusuz ortadan kaldırılarak imha edilmeye buharlaştığını anlatır parti devlet yöntem ve sistemlerini anlatan 1984.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bu bir rüzgardır
Eser badı saba ile kostümlerde kafeslerde durmaz eylenmez
Dağlar ardında bırakılmış bir efkarlı mektup gibidir, ismi yazılı defterdeki göçebeliğin mirası
Dünya yürür
Yol gider
Dertlisi dersizi uçan halılar masalına aldanıp avunan bir hasır bir bir pencere kısmetiyle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Üretim yatirim egitim bilisim ünite ve yapici yapilandirma sifir. Para pul finans ekonmik cark sosyal cevrim ve ticari islem yüksek faizle dalgali kur hesabina ortam kurup soyan sömürenin en randimanli kazancina tüm ülkeyi devlet millet kültür saygi emek ahlak inanc varlik dirlik birlik hukuk özgürlük ve özgün iradesinden sahsi kullanislara özellestiren yagma yikimlarin haciz mülkümumelesi gördürdügü issiz- gücsüzlük; almis basini giden gidene..
Hertaraf ve herkes önü alinmaz bir kutuplasmanin gerip güttügü hickimsenin hicbirseye dayanikligi ve tahammülü olmayan Tükenmislik Egilimleriyle, korkuyu siddeti güvensizligi saygisizligi nefreti endiseyi kuskuyu anlayissizligi firsatciligi bagnazligi keyfiyeti zorbaligi kayitsizligi yarisi soguklugu öfkeyi belayi saldiriyi duyarsizligi uzakligi bencillligi acimasizligi ürkekligi karamsarligi ilk firsatta sarilip tercih eden felaketin binbir bilinmezine kapip götürdügünün, hickimse hickimsenin umrunda olmadigi sosyal ve siyasal calkantilar neticesinde en son yasam lokma nafakasini kendi üstüne benzin dökerek yakmaya harcayip; ve zaten acilar icinde kivranmaktan baska günlügü olmamaninin bütün bir toplumsal hayati ateslere verdigi gercegiyle herkesin herkesi icine alip benzestigi cinnete yokluga kargasaya kuskuya kimsesizlige yalnizliga caresizlige tikanmisligiyla, etrafi her türlü kokusmusluk yagma yikimlarla sargin dipsiz derinlere düsmelerin sürekli sorun yigip zavallilik deprestiren zifiri karanliklar ortasinda koyup biraktigi kisiye bagli ve sahsa odakli MUCIZE KURTARICILARA teslim olmanin sosyal-siyasal viran ve tarumarini yasamaktadir topyekün toplum. Dün bu bagimlilik baglantilariyla hem maddi hem manevi sadecce soyan sömüren banka borsa tarikat mafya medya Tüsiad Müsiad vurguncu tefeci hortumcu siyaset müzik edebiyat sanat cikar ortagi kücük azinliklarin özel hizmetini gören BOP DARBE girisimcisi ESBASKANLIK saray-villa kurgu ve kurulum projeciligi, ÖZAL-DERViS altyapli hususi kaypincak kizaktan sorgusuz sualsiz zirvelere tasinarak, evvelce özendigi bütün imrentilere birebir örtüsüp benzeserek `varos mahallelerinin` hakkini hukukunu sözünü sesini halini derdini temsil edip hakkaniyetiyle teslim edecegine dair nasil ve hangi fiyaka sunumlariyla ulasilmaz erisilmez TOPLUM ÜSTÜ seviyelilige mahle degistirip mülk otorite fors caka ve saltanat sahibi oldular idiyse, simdi dünkünün aynisini ayni kütük- destek-dayanak söz poz sunum servis veya kurulum karisimiyla IMAMOGLU yeni Cehepe`si, `sizdenim sizinleyim hakkinizin hesabini sormazsam adam degilim…` ciligin BELEDiYE DÜZENEKLI ve firsatciliga istismara soyguna talana ihaleye ihanete talana ranta yagmaya sömürüye kanunsuzluga ahlaksizliga hainlige kolayca firsat yaratip imkan saglayan sapasaglam gelir kaynakli hir-gürlerinin istanbul tezgah sahnesinde oynak film sergisi figuranlasmakta.
Bu arada Yunanistan…her pislik emirvakiligin ve küresel siparis tetikciligin en uygun kurulum rampasi olarak Bop sebeke sirketciligine hususi evraklarla kayitli ISRAiL-YuROAMERiKAN özel tasarimlari icin olabilecek her cesit icatlara rahatlikla kullanilan Yunanistan, yakin zamanlarin ASALA´sini, PEKAKA`sini ve FETHULMETAL özel ajandasini ofislenerek üstlenip isletilen takvimlere takasci Yunanistan, APO teslimatli KENYA NAYROBi`sinde her ne idiyse Onbes Temmuz darbeci generalleri teslim alirken ayni aynisiyla yürüttügü küresel piyonlugun simdi simdilerde `eger akdenizde petrol isimie takoz korsaniz ve eger Suriye`deki kurulumu coktan tamamlanmis olan Pekaka Devleti`ne aksi hamleye kalkisacak olursaniz, size hayatinizda hic görmediginiz ekonomik ambargo uygulayacagiz`…diye ilan ve beyan da bulundu( !!!).
Ayni günlerde MANYAK TRUMP `ben savas istemiyorum ama beni figuranlayip siyasi piyon olarak tüm yuro-dolar dünya hegomonyaciligina artiz-bankersin diye tanitip tayin edenler, savasssiz sömürüsüz biz asla yasayip yapamayiz deyip ille beni IRAN ile bogaz bogaza girmemi istiyorlar`…deyip söylenerek hem yeryüzünün tasiyabileceginden cok mayin gemisi veherseyin hayatini cehenneme cevirecek olan bombardiman ucagi posterleyip postaladi hem de ISID eksen dairesinden PEKAKA-YEPEGE özel kiralik katilligini her usaklik ücreti icin konuslandirdigi demokratik kovboy silahsörlügünden imdat zebanisi masumiyet ilani aglayip zirladi.
Ayni günlerde Egitim –Ögretim bakani Ziya Selcuk, ara tatilleri dahil olmak üzere tüm yazilimi ALMAN SISTEM calintisi `GE SeKiZ ` terbiye ve tertibat programi olan usul icap ve icadi gittikce seviyesi düsen ve sürekli eskisi degistirilerek bir yenisi sanki kendileri bulmus kesfetmis gibi denenen ve hicbir yasam gercekligiyle özgün esdegerliligi olmayan verimsizlige bir yenisini ekleyip uladigiyla en sükselisi budur diye diye gösterime girdirdigi ve her yil azalarak uygulanacak olan yeni orta ögetim plan ve projesini tanitarak vizyona soktu. Paketin sahibi ALMANYA ise ögrencileri tam ruhsuz-duygusuz en üstün gelen yüksek basarilarin sanal tasarim enayicisi ve ENDÜSTRI ROBOTU haline soktugu bu indirilmis program sistematigi `ni, denenmis ilk yilindan itibaren tekrar bozarak yeniden eski egitim sistemine geri dönüs yapti. Ziya Selcuk`sa `Borclusuna` herseyini özenip haciz oldugu bu BOP ürün artigini hicbirseyi hicbir seye düzen ve dikis tutmayan egitim sistemini sanki yepyeni bir dünya bulup kesfetmiscesine sürekli degisen fakat sürekli ilgi deger ve itibardan düsen Türk Egitim Sistemi`ne satisa sundu.
`Elalemin verdigi ögün olmaz, o da vaktinde bulunmaz `…yasayarak hayatin bütün saglam samimi ve gercekci bilgeligini yol gösterenlerden cark ve terk olan ihanetle,baskasinin sömürü aleti olmanin ithal ekonomiciligini tüketerek ve baskasinin kazanilmamis BOP para –piyasaciligiyla herseyi zenginlestirip kalkinacagi batakligin `cürümüs cökmüstür`gözlem raporlarinda dümdüz ve sifir tabanli Egitim, Saglik, Güvenlik, Ulasim, Imar, Sanat, Hukuk, Tarim, Sanayi, Ilim, Bilim, Emek, Üretim, Paylasim, Saygi, Sevgi, Ahlak,Dil, Edebiyat, Ilgi, Iletisim, Inanc, Kimlik, Kültür…bastan sona tüm hayatini ÖLÜ nabiz yoklama cizgileriyle yagmalanmis yilmis yorulmus saldiri ve kusatmalara muhtac ve mecbur birakilan topyekün Türk Toplumsal Hayati, yasatildigi yikim ve cöküsleri alisip kaniksayarak kendine yabancilasmanin sefil yoksul kacak sönük talan ve tarumarlarini sinip sogulmakta.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Yerden bitme
Gökten yığma
Ne çapraz fırıldaklıklar vardır kapının zilinde adı yok
Çarkı kırık
Yanı çıkık
Zembereği bozuk

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ana rahminden basliyormus her bir iyilik kötülük insanlik hayati ve DÜNYA TELASESI ya, ayni ve bire bir kosullarin yedigi ictigi davrandigi döndügü dolandigi yasam döngüsü sürüncemelerinde en kücük ayrinti farkliligi dahi olmayan günlük hayat kac göcünün beton kusatmasina bogulmus kaybolmus iki insanindan biri, kirsal kesimde dogmus büyümüs fakat göce sürükleyici tasinmaya zorlayici sürgün baskilarin sonucu bilip tanimadigi ve durmaksizin büyüklük kavramini icinde yutan kent sarmalinin sürekli ihtiyaci artan; ve bir türlü artan ihtiyacina yetisemeyip kendine ayiracak özgür, özgün, saglikli ve dirayetli huzuru dengeyi düzeni ve zamani bulamayan iki insandan KIRSAL KESiM özgecmisi olani basedemedigi cagin HASTALIKLILIK sirasinda saymakla bitmeyen dert ve illet sahibi olurken, yedigi ictigi dolastigi yasadigi fakat ANA RAHMINDEN beri bozuk kent karmasasinin kirini zehrini hektigini gida ambarini yahut korku kaygilar telasini ayni olan bir digeriyse SAGLIK SEKTÖRÜNÜN huzuru -sihhatli insan iyilestirmekten ziyade HASTALIKLI müsteri olmayi sart kostugu ve cogu cevre kosullarina bagli salgin ve bulaslardan nispeten daha ucus siyriklarla atlatip dinc ve diri kaliyormus.

Cünkü kirsal kesimden göcün baskiladigi sebeplerle sonradan gelip beton bloklama sehir saretine yerleserek hayatini sürdürmek zorunda kalan kisiyi, tabiatin kurali geregi icinde kendini bulmadigi ve hic bir zorlamayla düzenini dengesini kuramadigi eziklik bozukluklara ruh ve bünye algilayip alismakta tepkisini kendi kendini cevre kosullariyla birlikte imha etmeye saldirganlasip,hic karsilanmayan yahut itibar edip umrsanmayan saglik sihhat ve huzur dengesindeyse, tepkisini omur kas kalp beyin seker doku organ allerji depresyon gibi artik hic kimsenin yakalanmama gibi hic sansinin olmadigi ( cünkü bütün kentlerin yükünü cekip kahrini tasiyan yogunluklu nüfusu sonradan glenlerin öksüz yetim yitik yabancilarindan olusmaktadir ) saymakla bitmeyen ölüm zulüm seansinin zaafiyetinden avlanilan soygun sömürü sistemtigine kul köle edildi. Cünkü özgür dogayla tabiati ayni, Ana Rahminden itibaren dünyayi daha dogmadan anlayip algilayamadigi sehir molozunun aksine duyuyor sesizyor tadiyor dinliyor ve dilinden dillenerek, vakti saati ömrüne es degerlerde yudumlayip sindirip yasiyordu..

Bir sonbahar geldi gecti böylece. Yagmur yagacak uzun ihtiyar yazindan sonra galiba. Olsun varsin yagsin konumuz bu degil ki zati. Gecmise ve gelecege dair hic birseyle üstü örtülmeyen veya degeri hic degismeyen yasamsal veriler, olaylar, olgular, olacaklar yahut olmasini ister istemeze tespit tenkit sorgulama ne kadar saklamakla veya kayitsiz kalmakla asla yok etme sihirbazlgi söz konusu olmayan GERCEKLIGIN klavuzluk ettigiyle tedavi bulursa, ordan da dengesini dünyasini düzenini kurar, onur , ilgi, akil , fikir, saygi, saglik, dirlik, gecim, huzur ve itibar.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kayaliklara oturup suyun gögün maviliklerine
Demirleyen limanlardan rüzgarin estigi kuslarin ucustugu
Kanatlanip havalanmis bahardan yaza dogru agir yük gemilerine
Ortasindan nehirler gecen sehirleri pesne takip
Cerciye dolup tasan kumanyalara dagitircasina
Tankerlere

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Damarlar domur domur masmavi
Dilde dolasimda tasinmaz canini pazar pazar dolasip tezgaha koyan
Sözü solugu yetismeyince tüpteki dumandan kuvvetli bir firt cekerek
Mülk mühimmatinin rakipsiz sahibi olacagim diye, kum daglarinda viran
Kir kepazelik carsilarinda süse sosyeteye muntazam
Sokaklar gezip dünya mahlesi dolasan sessizlige eksik gedik

Devamını Oku