Bir sandal attı mıydı beni denize
Kürekleri çeke çeke tuz damlalarında sarılı yaraya bir sandal
Bir sandal...
Sonbahar dalları kırığı şarkılar gibi şarhoşlarla sallanan
Bir sandal attı mıydı..
Şöyle sırılsıklam üryanlarıyla yelkenlerinde rüzgarın
Başka zaman olsa varır çıkar şu koridordan
Başka zaman olsa ok yayda değilken ve seste keman
Hiç sektirmeden inerdim ipek elleriyle günsıcaklığı servisleyen
Güneşli balkonlardan
Başka zaman olsa
Zamana yapışıp kalmadan tutamayan anlar sırtında uçarken kelebek
Kalbim kimi sever
Hangisine sensin derse kadınlığı güle benzer
Çalım gülüm
Hani niyetinde aşk varsa ismince yakışan dengime
Girelim mi girelim derim hamama
Şöyle helalince bir ter..
Hiç büyümemiş bir masal çocuğu
Dehşete düşmeyerek hayata devamla
Ve bir gezgin...
'Size yağmurları indi ki
Sofranızda sevgilerden şefkatlice doyasıniz ' diyen hatıra
Beni çevirme bundan yamaç rüzgarı sevgilim
Gökler yere yagan yagmur kar
Yillandigi kundakta hep cocuk olmayi ahdedinmis frez boyunda tarlalar
Vakit bu vakit…
Camlari buzlanmis kristallerin dünyayi ressam ettigini unutayazan dünkünü
Vakit bu vakit, üzümlere boyanmis sarhos gönüllü salkimlarda sevda cemresi
Unutulmaya yüz tutmus ceviz kabuklarina siginip saklanan gazelharman
Gün batarcasına, ay solarcasına, insan ölürcesine
Soyuluyor üstünde ne varsa acımasızlığı
Sendeleyerek ve gizsiz maviyi de batırıyor kirli yağmurlar
Haramiliğin elinde kan kusuyor kırmızı
Kırmızı..
Kopa kopuşa saldırıveren devlerle birlikte uyanıyor
Ne konuşayım ki..?
Hangi çalgıyı çalarsan çal gönül tellerime dokunan
Yerde yağmur,
Gökte rüzgar,
Dalda bulut
Ne konuşayım ki
Kırmızı ışık bandında canavar kesilmiş trafik
Ehilsiz ruhsatsız almış başını cümle curcuna sportototife çekiyor
Gelesiye veresiye külliyat yazdırdığı çok da acılaşmış şeker şeycikten
Gıcır gıcır parlatılmış sefalet resmiyetini her tezgahtan kimyasallarıyla tükrükleyerek
Üstte çürük
Altta çarık
Artık nerden nereye gönderirsen beni
Sevgi sevda kim içinse ona
Küller içinde ateş, ateşler içinde kül..
Ne gitmem demesi?
Giderim..!
Beni kendine aşk ettiğinden neyime ne buldunsa
Eskiden
Hadi olsun olsun bir elin parmakları kadardı
Dünyanın harikaları
Şimdi ipin ucunu sapıtan herşey....
Bahçe çabası, çatı kiremidi, işleyen işlemeyen demir
Üstünde flaşı patlayan uzakdoğu meraklısı bulgusuyla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!