Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Anladikca asktan sevgiden
Kavriyorsa dil dudaktan , tutar ceker insani onur itibara yüceltir
Anliyor ve kavriyorsa deneyip gözlemledigi yasam badirelerinden gecmistir
Zor da atlatmistir kolayliklarda bellemistir
Kavriyorsa hayata insana topluma ve dünyaya kucaklar sarilir dil
Iceriginde insanlik tasiyan sonsuzlugun merakiyla

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Surdan suraya
Zordur bazan bayram seyranlar
Geleni gideni kalmamisin suskun duvarlarinda ve sopsoguk pencerelerinde
Perdesiz bir hayaldir sis pus tütün..
Yanik bir ocakta küllerini kendi kendine desip didikleyerek
Giden yillar gelene cercisiz müsteridir

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir ögle sonrasinin ikindiye sarkan buzlu camlarinda
Sogugun gidecek baska ayaz kapisi kalmadigi sebebine agir ve yorgun sessizlik
Damlara cökmüs kar gibi kiremitlerin üstünde usuul usul tüten dumana
Kayaliklara caparak geri dönen kimsiz kimsesizlik yankisi gibi
Yalinciplak yalnizligi dagitip paylastiran barakalara dogru
Duvarda kayip kuslarin ilani

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Höyükten höyüge gider
Tümülüsler bize, diyar diyar yadigar hititten etiden yadigar….
Bugdayin sürülmüs ekinleri ve nohutlari ve degirmenleri ve harmanlari
Yollar ve yillar boyunca yesermis yaban otlariyla beraber
Cezbeden hic bir güzelligin daha yamandan gönül celip ,
Daha beter göz kamastirdigina ne zaman sahit ne mesken tanik

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Görülecek bütün isleri kistan yaza
Yazdan güze arzedip birakmadan
Elin yüzün yunup bittim seninleyim demeye ne güzelce
Bir damla ömrü hayatini bütün hesaplarin sadeliginde durultan
Taaa ilkin sabahtan
Sökülüp dünyaya gelen safaklardan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Ne düzgün ki…tutsan heryeri dökülüp elinde kalan istismar istismar görevi kötüye kullanan, ihaleye fesat karisriran, kayitdisi kacak; her isini torpil tolere taraf oyun hile dolap dümen baski tehdit santaj hukuk kayit ve KANUN DISILIGIYLA yasal dogal olmus bitmis yasanir ve yerlesik hale getiren…
Bugün Cia-mossad atölye artigi Fethulmetal yarin kimbilir kimi basimiza darbe darbe depolayip mayinlayacak din iman tacirligi mi…?
Her türlü insan haklari esitlik özgürlük baris söylemlerini avurduna ve tetigine ölüm kusan kin makinasi niteliginde doldurup bosaltan PEKAKA usaklik dalkavukluk sarjürcülügü mü…?
Bilim ilim akil ders ..zili coktan her durum istifadecisi kedi cikarindan baska hicbirseyi ve kimseyi düsünmeyen bencil bagnaz haydutluk haramilik birinci sinifi cinoglanciligi yetitirip üreten Egitim.mi..?
Kire gürültüye zurnaya kornaya kuralsizliga keyfiyete tiklim tiklim kalabaliklarca takili tikali yolsuz beldesiz Ulasim mi..?
Üretimsizlige dayali Tüketim Sömürge bagimliligini kutsayip her türlü yoksullugu siddeti issizligi gerilimi bunalimi hukuksuzlugu korkuyu endiseyi kuskuyu güvensizligi kusatmayi bölünmeyi yikimi talani bastaci eden yargisiz yasamasiz Bop eksen siyasi yönetimsizligi mi…?

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kafa gidip geliyorsa
Sallanıp oynuyorsa zemin oynuyor kapı eşik ve çarşı bazar
Sallantısı dinmeyen zikzak yollarda üstten aşağı akan sim gibi
Dünya muhtaç devran zelzele insan bozuk çarka merak saran muhbir
Köprünün ardında tünel öncesi son çıkışmış bilsek de kim neyin nesiydi
Kabuğunu kıran düzlem üstünden gergin fay kırığı

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Artik yolu -yordaminda gitmeyen hersey, büyük bir infial patlamasiyla kendi özünü sözünü iibarini aidiyetini anlamini degerini ve onca hayati GERCEKLIGINI bozulmus yitirmis depderin karanlik bir kuyu salaca SARNICINDA dolup bosalan bir yere oluk oluk; yikim ve infial enkazi silsilesi olarak dolup bosalirken; tüm basibozuklugun kiskirtip kamciladigi önü sonu belirsiz kir, kahir, lanet, korku ve mutsuzluk yigini toplayip süpürüyordu…

AGUSTOS ikibin yirmibir idi. Katran kaynatan sicakligi günün onbirinci saatinden itibaren bati yönüne dönen sehri tüm yalanlariyla birlikte yasamaya alismis ve kapildigi sürüklenislere esir, her durum halin ve herkesin en üstünü kiyassiz erisilmezi gösterisine insanligini kaybetmis tiklim tiklim kalabaliklari yutan caddeler, yüksek apartimanar dibinde, modanin amansiz katolog birincisi olmayi aklina fikrine inancina iletisimine ve itibarina cinsi belirsiz karakterle yazmis nufuslamis türbanli- türbansizlarin gün boyu defile gösterisine inip ciktiginin disinda, hic bir pencerede ne bir insan disariyi merak eden, ne de ciekci-manavcidan baska gireni cikani vardi…hastalikli herseyiyle didisip bogusan gün sicagi yanik metropol sehrinin.

Saat onbirden sonra odadaki sicaklik iki katina cikiyor, olmayan nefes alma imkanini öncekilerin yutkunup les gibi kustugu izmarit artikli balkona cikmayi asla mümkün kilmiyordu.

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Gecenin dip bucaginda bütün yitikleri toplayip sonsuz sinirsir biinmezlere tasiyan sehir, asvalt, butik, camekan, sosyete ve ölü bina toplu mezarliklarini korkunc bir enkaz sessizligi ve cöplügünde hemen sabah olacak ayarli ayarsiz basibozuklugun uyanisina kadar, zifiri karanligin son kureleri, parali parasiz hovadaliklar narasi ve ara sira mavi isildakli polis arabalari sürüp savusup eksik kalan boslugun kirpik kesik dolgularini tamamliyordu

Hem katran karasi alaz yakan kavrucu yaz sicakliginda uyanir uyanmaz sabah, gecenin en zindan tarafindan girip ,hücre duvarlar ve odalar arasinda üstüste enazi binili gökyüzüne dogru sürüklenmis savrulmus asma katlarin asansör boslugundan inip tirmanmanin oyuk ve kovuklarindaki hergünün aynisini kaldigi yerden tekrar eden mesaisi, tünedigi deliklerden bosalan tiklim tiklim kafeslenmis gönüllü tutsakligin yalan yanlislariyla püskürüp etrafina yayilmaya sürüngenlesmis sefil ve hortlak kalabaliklari gibiydi. Ve bu durum kizgin kavuran yaz sicakliginda daha beirgin hic kimse hic kimsenin ne umuru, ne de itibarinda zerre kadar ilgiye deger anlam yahut iliski toplumu aidiyeti tasimiyordu..

Nerde baslayip nasil sonlanacagi belirsiz güne üskürüp patlayan kütle kalabaliklarinin arasinda hele de en basta hemde ilk ön ayak söküp sürükleyen fors ve cakada, elinde telefonu basinda türbani kicinda cevresinde `bakin ben herkesten üstün ve hic kimsenin erisilmez fiyakasinda nasil acayip DIN-IMAN sunup satiyorum ` havali forslu ve tüm sekil icabi kendine müstakil öbek öbek veya tek basina en pahali giymis bürünmüs donanmis IKS YE ZE veya bütün diger alfabe kusaklarini toplamlayan nesil bozuklugunun sekilden sekile ve bicimden bicime kendini tüm hayatin en merkezine koyan ve kendinden baska hic kimseyi umursamayan podyum havailiginde caddeler evler duraklar ve sokaklar dolusu sunum sergisi akiyor ve kodlandigi kimliksizlige dolup tasmayi giyinip soyunuyordu…

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Küresel tutsaklik dengesinden
Kazanan kazanana, dolar kazaniyor …
Sterlin kazaniyor
Yuro kazaniyor
Yen kazaniyor
Imefe kazaniyor

Devamını Oku