Alayina diyerek bir yere varamazsiniz dediyse cehepe koctosuncugu halkci haluk
Size saraylar verdik daha ne verelim ki doyduk diyesiniz dediyse tesevci katip Kemal
Makul sinirlara cekilsin otursun
Biz de hem saltanatini hem cözüm sürecini fulu bakislarda görmezden gelelim
….dediysedevlet ünvanli milliyetci havalandirmali ve kapulu tapulu bahceli
Ve hepsinin toplamina bütün
Kimyasal pastada ruhu sönük mumum
Hatirasini haramdan nefes üfleyen tebrikli kutlamaya
Cvirdikce yanar döner kartpostallar fabrikasindan purpurcuk fosforcuk
Isik düsmeyen ince bardak kalin sürehiye el vurup
Dengesiz kefeler tutan egri terazi dik desturun
Günes dolasip ay döndügü yere yildiz kamastiran fitiller yakarak
Aydin Dogan Medya Klüp Center Hotel Perokimya ve sayisiz cesit lüks gösteris mal mülk söhret servet takas türübün ticaret alip satanlar önde gidenin bilimumlar zincir sahipliligi olarak, pesinde sürükledigi kendi esbenzerlerine birebir örnek cazibe huy secere yol yöntem yordam polüm hüner ve marifet gösterip sergileyerek doyumsuz –kanaatsiz istahlari kiskirtip kabarttigi Ciner, Sahin, Karamehmet gibi ayni yolsuz yollar yolcusu ivir zivir vesairelere kapis kapis götürücü korsan kaptanligi amiralleyen Aydin Dogan; kendine kiyak sabit salonda tüm hal ve gidislerini kamufleyici KARIKATÜR boyattirmis giden günlerde Türkiye…..breh…breh..breh beeeeeeee!
Ayni günlerde Avrupa Birligi Türkiye temsilcileri, Türkiye`ye özellikle OSLO –HABUR BOP Esbaskanligi kafa kagitli DEVLET –Millet yagma ve yikim ihale tahvilini dayayip dösediklerinden beri, ihanette had hukuk hudut ar namus seref ölcü kiyas veya itibar tanimayacak derecede azip sapkinlasan FETHULMETAL kökenli PEKAKA temsilcisi HEDEPE`lilerin tutuklanisiyla iliskin MECLIS`i isgal etmekle kalmayip,özenle besleyip güttükleri tasmanin ucundaki pustlugun gercek mal sahibinin kim oldugunu aciktan aciga resmen ortaya koydu…
`Ne istediler de vermedik`parolali derin, dipsiz, ürkütücü, öldürücü, yikici, ezici,sarsici, üzücü, yipratici, yorucu sefil-gafil bir SIPARIS TASARONLUGUYDU nami deger BOP ESBASKANLIGI ve `bizden ne istedilerse fazlasiyla yapmamiza ragmen onlar hep söz verdiklerine yan cizip üstüne yattarak bize daima MADiK atti` diye resmen yenilis yikilisin resi beyanatini yapti YILDIRIM BiNALi; DOGAN HOLDING´in AYDIN pozuyla Türkiye`yi Karikatürcülük numarasindan süsleyip boyadigi NANiK günler ertesinde…
Yaklasik ayni günlerde DOLAR…..
Ve DOLAR´la yatip DOLAR`la kalkip DOLAR´la düsüp devrilip Dolar`la yiyen icen gezen duran yürüyen davranan düsünen haciz ve IFLAS isgaline teslim bütün nefes alisverisleri, artik catisma bölgelerinden kendini daha saglam TURUMP Yuro-amerika Kovboyculuguna toplayip götürmeye hesap kirip defter bozunca, `battik, bittik, eridik, dönmez davranamaz olduk ` deyip zaten varolan bagimlilik ve iflasin sinsi isbirlikci cigliklarini memur etti, Tüsiad namina boyanmis süslenmis JANSEN BASARAN TYSEN manken modelciligi…
KAPISI Merdivenlerine kadar kilitli TEKKE –TARIKATCILIGIN icerisi ülkenin bütün yagmalanmis yildirilmis yorulmus ezilmis yipranmis günü kayip gelecegi yokluk ve yoksulluk olan insan kalabaliklariyla doldurulmus; ve bütün iliskilerini kaderi kimeti pesin yazilmis programlar disinda sartlandirildigi tam tesekküllü BOZUK DÜZEN itaatliliginin disina cikma sansi olmayan olumsuzluk-güvensizliklerle yüklü iliskisizligin baglayip bagimli kildigi HAYATI KARARMISLIGA cirilciplak ham hayaller tutsakligi güdümüyle ölüp üzülüp yanip yikilip kül olurken..artik her önüne gelenin icindeki yikim zehrini cekingesiz döküp devirgigi alistirilarak kaniksattirilan Tüklük, Trkiye ve Atatürk düsmanigi capul-cullanisinda `suclusu Cumhuriyet ve Beyaz Türkler`dir ` diye baaar bar bagirdi durdu kendi etrafinda kudurup köpüren kin kusumundan, mevcut durum düzenegine koruyucu kollayici nitelikte militanlik eden AKiT-Vakit`ci Ahmet Keser figuran fedailigi..
Böyle haller böyle böylece hevesler havalar
Bati manyagi medya köpekciliginin burjuva bulvarindan kaynaklki kulplu
Toplumuna karsin ve toplumunu hep düsük program profilde görüp asagilayan
Gardorap atatürkclügünü icat ederek filitresiz usaklik piyonluk fino fifiligini
Kendi toplumuna karsin
Kendi toplumu aleyhinde
Demek ki degilmis…
Demekki degilmis avutup uyusturup sürüm sürüm
Yagma perdesini örten sürgünlükleri perdeleyip götüren filmin önü sonu
Degilmis demek ne huzur ne ferah ne sevgi ne rahat ne güven..
Neymis demek neymis yahut nereymis kurula yamula saati iple beklenen
sonra oldugu yerde sizip kalan hiddet siddet artirimli
Gün vurunca güneşin alnında parıldayan güzellikler şenlene
Mevsim kendi dengini bula gün vurunca ığıl ığıl demlerden
İşgören elleriyle zaman kendi hallerine evin gelini olup
Gün vurunca tabiata hayat gele, mekanını bula zemberek..
Ne kadar çoğalırsa çoğalsın gözalabildiğine büyüyen boşluklar
Rüzgarın esmeleri var ya rüzgarın...
işin Özü
Bir aklım geliyor
divaneleşiyorum
Bir aklım geliyor herkesin evinde konaklıyan oluyorum,
Düstükçe yolum Naçardan ortaya,
Görgüsü ezgili tellerden kişiligimin üstüne gönülle sazı
Canim kardesim
Kiymetli agabeyim
Degerli büyügüm
Sevgili Atatürk, denizin dalgaya durdugu yerde mavilere sakinligin rengini veren
Coskusu dinmez firtinalarin sürükleyip sürgün ettigi siginaga
Güvenli yeryüzü limanisin, kolun kucagin aska ve sevgiye pupa yelken
İhtiyacından çok fazlasını üretip tüketim piyasasının acımasız tezgahına kendi varlığını rayiç koyan Endüstrileşmeyle birlikte insanlık kimliğini ; ve gerek nitel gerek nicel tüm hayati kökleri toprağa dayalı aidiyetini terkedip KENT yoğunluklu endüstri ve piyasa çarkı çeviren kimliği belirsiz merkez metropol tutsaklığa yığılıp yoğunlaştıkça da insanlığını ve kişiliğini kaybetti.
Bu sabıkası çok, cürümü viran , sınır sorumluluk tanımaz körkıyamet mahsülü ekip biçen sapkın döngü ; ancak amansız bir şekilde hiçbir zaman kayıp süreci tamamlanmamaya dair sürekli ihtiyaç ve sorun yaratarak, yarattığı çözülmez sorunlardan ve bir türlü karşılanamayan ihtiyaçlardan güdümlü doyumsuzluk dürtüsü uyandırıp yeni sorun ve açlık endüstrisi üreten esaret bağımlılığını ancak kişiliğini ve kimliğini kaybetmiş insanlık ölümüyle olası ve mümkündü.
Bilim teknoloji ulaşım dil tarh coğrafya moda sanat eğitim iletişim .. hayata refakatçilik eden herşey sakata uğratılarak gerek maddi gerek manevi bütün öznel değerlerini kendini kontrol edip kullananların dörtdivan kent tutsaklığına ve piyasa tüketimi esaretine takas etmiş insanlık ölümüne kafa açıp kapayan medya magazinciliği ve kullanıcının kiralık katilliği etti.Üstü yalan yanlışlarla süslenen tüketim çılgınlığı besleyen ve sapkınlaştıran serbest piyasa hak hukuk ahlak kişilik karakter ve sınır tanımazlığı ölçeciyle bu azgın amansız sömürü ve yağmacılık çarkı, insanını kendi kendine sorun ve tüketim bağımlısı cellatlıkta amansız intihara zorladığını ismen demokrasi eşitlik özgürlük
vs vs diye pilakalayıp kundaklanmış vitrinin boyuna posuna etiketleyip kurdeledi. Burada ön koşullanmış bağımlılıklara eğilip bükülerek uyum sağlayamayan akıl fikir sorumluluk vicdan duygu onur bilgi özgürlük inanç özgüven sahibi insanlık duyarlılığı en çok acıyı çekip ezici baskıların derin diplerinde cebelleşmeye muhatabı olurken; gittikçe baskın gelen heryeri ve her anı kuşatılmış hayata ölümüne teslim olunmuşluğuyla artık hiçbir özgün duyarlılığı ve tepkisi olmayanlığa genel geçer kabul gördü.
Bu yüzden gerek sosyolojik gerekse felsefi tüm toplumsal değer bütünlüğünü sevgisi saygısı ilgisi bağı aidiyeti kültürü dili sözü özü sanatı sürekli tüketerek hiçbir huzuru kalmayan kaç- göçlerin güdümlü seanslarında bütün hastalıklı ilişkisizliğine kopup uzaklaşarak aklını duygusunu düşüncesini sorgulamasını katılımcılığını özgürlüğünü özgüvenini fikrini kontrolünü kaybetmiş insanlık salacasını kendi bildiğince ve kolayca evirip kıvıran Patron- Tanrılar tüketim piyasası, kendi mezarlığında kokuşmuş çürümüş insanlığa " durmayın kendinizden kopun ayrılın sürekli TATİL YAPIN " afyonun algısını aşılayıp kışkırttı. Bu yüzden anımda kurulan evlilikler saniyesinde ayrılıp boşanmaya bol görselli süslü kurdeleli dair organize ENDÜSTRiYEL kara borsa ve piyasasını buldu. Çünkü nerde ne kadar zorunlu ve güdümlü piyasa tutsağı insan ayrılıp çatışarak kin nefret sevgisizliğin kundagında parçalanmışlığı var idiyse, o kadar kolay, beleş , ucuz , zahmetsiz kendiliğinden çalışıp işleyen sömürü talan zorbalık dayatma ve yağma var olacaktı.
Kibir debdebe israf doyumsuzluk gösteriş izdiham ve benzerleri , çokça istiflenmiş yüksek tabaka özentisi fark yaratma esaretinin sınır ve sorumluluk bilmeyen aşağılık düşkünlüğünü ve aç gözlülüğünü doyurmak için insanlık arızası sakatlığın ve bozukluğun ana maddediydi . Bu bağlamda rastgele çeldiği renkli toplar arkasında , kotralarda, villalarda, yalılarda, modalarda, sür-sefalarda mobil yahut sabit her türlü gösteriş galerisi oynaklığın doruklarına çıkıp zirve yapan kıyasıya ölümcül sınama ve denemelerini kandırıp doyurmayı dert edinirken bataktan batağa gömülü bilincine kendini mezarlaştıracak derecede yitirip kaybederken bazan golf sahası, bazan polo cirit, bazan çift eksozlu jet makina, bazan özel katalog şapka tayyör blucin baldır bacak butik...karmakarışık zıkkım -zindan hayatın düştüğü yarden bir daha kalkamamamaya yaratıklaştığının farkında bike olmamakta.
Tahminen
Kapi kapanirken gün isirken
Hatta hava karariken mekan mevzu
Mekan dünyaya, sokak mekana, ev sokaga, odalar köseler bucaklar eve
Insan ocak bucak tahminden de ötesi aliskin hayat gercegi
Kusku keder kaygi vesvese




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!