Nefs...
Kim diyorsa yalan diyor
Kökünü tümden kurutup körelteceğine dair hükmü peşin
Kim diyorsa yalan diyor daha iyisini kafadan sallayan şatavatcı
Nefs..
Olmasa kim nerden, hangi makina kolunda askılı şarjdan
Dün yağmur
Bugün bulut
Herşey kendi şarkısını çalıyor en yaraşır şekliyle
Dün
Üstünde kalabalık ırmaklarla gökyüzüne sığmayan fazlaca yağmur
Bugün kendi içinde suya yangın bulutlarla çöllere
Hele hele de Nazim hikmet
Sorgulama yetenegi gelistiremeyen körükörüne tapinmalar nizamindan
Torunu tosgasi gelini bacanagi genci ihtiyari tepetakla agit nizah toplumuna
Necip Fazil ile cal gülüm havasi dolmus rakipciliginden bozukplakcilik ederek
Kimi sakarya kimi yasamak bir agac gibi hür ve kardesce orman diye diye
Yeri gögü delik desik yagma mülkü durumuna haciz ülkede ne irmak kaldi
En güzel günlerimiz
Henüz hic yasamadiklarimizdir demis…
Arabeskci furyaci Hikmet Nazim….
Tipki kaldirimlari yazan ben degil benim yerime hayatimin yedek güdügüydü diyen
Ve kendini aciktan aciga birden coga bölüp parcalayan Necip Fazil
Yahut isadan önce isadan sonra der gibi
Nedense güzellik nadasi iste
Bir ordan
Bir burdan
Bir gamzeden
Bir gerdandan
Ciceksin deyip koklamaya dünü yarini kisi güzü bahari
Ne diyorduk…
Yara derin, dert bu misal kitabında yazmayanlardan olunca
Kaleme sığınıp söze sarılacaksa insan
Tabi ki de şiir de yazmalı, öfkelere bilenmiş kınsız kama körlüğüne kapılmadan
Asılsız vaadlerde bulunmadan, kuşatılmadan yerinde yurdunda yatılmayacak
Karşılıksız düşlere
Aralıkta kalmış sopsoğuk bir yağmur akşamı
Fermanında izi silik yazıları okuyor sanki aranan
Kapılardan kapılara deşip dökülen ıslaklık yüzünü yuyor hıçkırıklarla
Kulpsuz bir bakracın ipibnden kendini koparıp,
Suyu kesilmiş kuyulara salınışı gibi duvarlara çarparaktan şehir,
Payına düşen her sehmin acı dilimlerinden sofra kuruyor
Caman diyorum caman….
Caldim sardim dürdüm büktüm yavana yufkaya
Sonra vurdum serin daglara bembeyaz bayirlara karli kislara halimi delimi
Serde hasret sila ask var ya….
Ondan gayrisi ne gam
Ne kederim….
Suyun yüzünden siyrilip giden bir tas gibi
Savrulmus firlatilmis uzaklara kendini muhacir belleyen
Zamani kimin diliyle cagirirsa cagirsin demde ask sarhoslugu icmis
Akibette zuhurda cigligi dünyayi tutan sevgi cagidir
Bilemezsin sancisi sizlayan sagnak
Bir yazip bir silen sahilde kumda kumsalda dalga gecip
Anaforda
O, şekil bir nokta gözüküyorduki
meyli yatık Rampadan
Kapısı, yapısı gönlümü isitiyordu,
Tablo gibi gülüyordu düşen kıvilcım
Fikrim yakuttan mislice parlıyordu, bi bilmezden bi bilmeze




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!