Ordan bakinca selimiyenin sehri..
Suyun bir hali nehirse, bir hali billur bulanik meric damlasi
Yosun tuttugundandir yillara ve yüzyillara sögüt cinar hepsi toprak
Dünya vilayetinde köklü bir sicilin Edirnesi dedikce biraz susam biraz nergis avazi
Kendi izleri üzerinde gideduran zamanla
Caglayan saatinde yagmur civari ve evvel insan surete
Yola koyulmus
Itilmis kakilmis vapurlarin benzin mazot fiyatini zorlayarak
Morg makinalarla hergün kaptansiz kösklere tirmanip tavan yaptigi
Galeri aloborayken soguk yellerin yanaklarini siyirip gecen
Görünürlerde kanatlari degmiyorsa da gökyüzüne güvercin diyorum ben
Önümüzdeki haftaya palaziyan günesi gökten yere
Günün arka planında dağları saran
Sis duman
Ön planında yağmurdan düşen damlaların gövdesini delik deşik ederek akıp giden dere kenarı
Türbülans sırasında uyarısı hiç kesilmeyen görüntüsüz anonslar gibi koyu rengine bulanıklığın
Kış bildirisi dağıtmaktan dönüyor sanki kara yel
Ve ağaçların yapraklarını soğuk torağa saçmış dökmüş kapısı kuzey cephesine kilitli bahçeli evin
Çisil
Çisil
Soyunmuş bir gece gibi
Hepsini bir araya toplasan uçsuz bucaksız yalnızlık
Yolunu yönünü düzeltilmemiş sarkaçlarda doğrultarak aşka düğümlerini çözen sırdan niyetten
Kullanılmadık günün üstü yarına kalsın diyen bitkin hevesin yorgun hamlesiyle
Defter sayfaları yağmur yüzünden
Bulanmış ıslanmış çiğ ve çığlık demi buza kesen ayaz kucağı
Koynundan ve gönlünden çıkarıp attığı kayıp dilimlerin perakende insanı sanki
Kendi kendine dolanıp dönerek durmaksızın ıssızlaşan çöllere zemberek..
Kapana kısılmış aç susuz bir liman gibi denize kıyıya uzak
Söküp koparan yönsüz yurtsuz fırtınalarda gitmem dedikçe kendini belaya atıp haraba koyan
Yamur korulara göklere dağlara doruklara kurulan
Serpilip yeşeren dallar bahara kavuşmanın şimdiki hasret hancısı
Savrulmuş kırbaçlar gibi küheylan koşup kar çamur boran
Kendine azat giden baharı gelen yaz yolculuklarıyla aşk illerine sürgiden
Uçan kuşlar konan göçler sayıklanan düşler türlü çeşit hayaller
Hiç ummadık anda tozan yollara uçkun kırlara süzülüp inerken
Aman yaman cekerek
Ipin ucu bir ince telde seyirtip sürüklenen sazcümbüs
Yuvarlandikca atesler püskürüp kivilcimlar sacmanin ayarsiziyla
Yirmi üc derece bilmem kac saat kac dakka
Yine yan yatti dünya gölgeye düstü
Sögütler sarardi bahceler soldu yaz göctü yine
Cocuklukla bire bir büyüyen hayata ulasip yetisemezse
Hic bir yere varamaz sürekli kacak yapan kurak döngü
Eksik kalan sonsuz boslugu yalan yanlislar doldurur
Ve o kusatilmisligin hapis hücrelerinde
Gelistiremedigi
Kapali ve corak kaldigi
Para pul zarf edat aglac baglac yahuttan zamir
Nerde nasil bir derdin varsa filan postaya falanca bankaya cigirtkan reklamin
Yalanin böylesine vay ki vay..!
Satrancin diline düsmüs ahmak piyon gibidir kazziklanip kandirilan
Halbu ki asil mesele tren yolunda kelebek beklerken
Bekleneni görmeden gelir gecer de kaygisina fena agirliklarla yigilip cökerek
Üstü karartilmislarla kapali örtbasin altindan
Sosyal siyasal ekonomik adaletsizlik ve gelir dagilimi esitsizliginin
Makas acikligi gittikce büyüyen mutsuz kalabaliklar
Torpilli imtiyazli rantiyaci yagmaci kücük azinliklara kul ve köleyse
Hangi kanunu düzenler cikarirsa cikarsin sahtedir
Yalandir cöreklenip cullanan hortlak dolasimdir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!