Ihtiyar agac yorgun sandal taze bahar…
Faturalar yagip yikilirken zerden puldan zarftan posta kutusundan
Evim dünyam demeye ne sahit ne tanik….
Arasan insan güzeli sohbeti selami zor ki zor buldugun…
Yine kendine kalan dag ve bagina bahcelenen dem…
Cicekler acmis cerci dökmüs dillere destan olmus
Yanmasa mıydı?
Yanacaktı elbet bu ocak
Yaktıysan ne güzel ettin ben kapısında körükçü
Ocağım... ocağım... ocağım...
Geceler gündüzler bahanemize misafirhane
Deli gönlüm,
Ihlamurlu kahveleri gecince tarcin teras kesme sekerli oralet
Buruk bir tadin biraktigi aciliklar gibi hüzün yumagiyla suskunluk avazi
Hatirladikca kendi kendine dolasip kivranan elem girdaptan
Az ilerisi odun atasiyle eksili ekmekler firinlayan pürtelas ve daha ilerisi
Delikli tas
Esenyurt
Sessizliği seçip
Dertleştiklerini susarak anlatan
Gün vurduğu güleçliğiyle türlü türlü çiçekler
Kendinden evvel aldıklarını kendinden sonraya devretmek için adeta
Kırmızıdaki kiraz gölgeleri misal aşkı tarif eden cümlelerle gelinsi
Dudaklarından kan fışkıran bir aşk gibi kor yangında beni eğleyen
Ben de o tellerden sazedip duruyordum..
Diyordum ki hayatın çalıp söyleyen şarkılarını
Nota,
Şef,
Çalgı giller olmadan dile yola gelmez mi?
Diyorsan diyordum...
Bir sandal attı mıydı beni denize
Kürekleri çeke çeke tuz damlalarında sarılı yaraya bir sandal
Bir sandal...
Sonbahar dalları kırığı şarkılar gibi şarhoşlarla sallanan
Bir sandal attı mıydı..
Şöyle sırılsıklam üryanlarıyla yelkenlerinde rüzgarın
Başka zaman olsa varır çıkar şu koridordan
Başka zaman olsa ok yayda değilken ve seste keman
Hiç sektirmeden inerdim ipek elleriyle günsıcaklığı servisleyen
Güneşli balkonlardan
Başka zaman olsa
Zamana yapışıp kalmadan tutamayan anlar sırtında uçarken kelebek
Kalbim kimi sever
Hangisine sensin derse kadınlığı güle benzer
Çalım gülüm
Hani niyetinde aşk varsa ismince yakışan dengime
Girelim mi girelim derim hamama
Şöyle helalince bir ter..
Hiç büyümemiş bir masal çocuğu
Dehşete düşmeyerek hayata devamla
Ve bir gezgin...
'Size yağmurları indi ki
Sofranızda sevgilerden şefkatlice doyasıniz ' diyen hatıra
Beni çevirme bundan yamaç rüzgarı sevgilim
Gökler yere yagan yagmur kar
Yillandigi kundakta hep cocuk olmayi ahdedinmis frez boyunda tarlalar
Vakit bu vakit…
Camlari buzlanmis kristallerin dünyayi ressam ettigini unutayazan dünkünü
Vakit bu vakit, üzümlere boyanmis sarhos gönüllü salkimlarda sevda cemresi
Unutulmaya yüz tutmus ceviz kabuklarina siginip saklanan gazelharman




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!