Seyfi Karaca Şiirleri - Şair Seyfi Karaca

Seyfi Karaca

Ondokuzuncu yüz yıl toplam ağırlıklı ve yirminci yüzyıl başlarına kadar yeryüzünde görülen en sonuncu sanat müzik edebiyat inanç ve itibarlılılıydı, tüm sorumlu ilgili samimi içten her paha ve bedele gösterdiği yakınlık tanıklık ve duyarlılıkla, her ne kadar da ihtilalci -devrimci akıl fikir his ve hayalle buluğ çağını atlatıp reformist durağanlıkta istop edip ' şiddete zırvaya zorbalığa baş vurup şahsi çıkar düşkünü bencil yaşama sakın ' kutsal metinlerin öğretilmiş veri tabanına tüm yazıp işleyip yaparak resmederek söylediklerini çıkarımlamış olsalar da, özde esasta endüstri devrimiyle sosyal siyasal kültürel hızına yetişilmez ve önü alınamaz keyfi başı bozuk çıkar düşkünlüğü önceliğinde korkunç değişim dönüşümün insanlığı öldürüp dünyayı yaşanılmaz çöl cehennemi kıyamete çevireceğinin idealist çığlığını haykırıp insani dayanışmasını ve direncini gösterdilerdi.


Şimdiyse haydutun hainin hırsızın haraminin vahşet dehşet zulum çarkında yıkılıp yağmalanan hayata kainata ve insanlığa ilgisiz duyarsız kayıtsız, cinnet cehennemin yıkımdan yapmadan hisse kapma derdine düşüp olup biten insanlık ölümünün kiralık katili nitelikli inanmış kapılmış adanmış büyük bir titizlikle uyuşup benzeştiği teknoloji yapay zeka bağımlı güdümlüsü sanat müzik spor sağlık ulaşım iletişim edebiyat sinema zuhur zaman, onların en son haykırıp işaret ettikleri cinnet cehennemine çoktan varmış göçmüş geçmiş bitmiş batmış olarak, her değişim gelişimle daha çok hır gür ölüm zülüm yazıp okuyan tümüyle fiyatı kaç para edip etmeyeceğinin akıl fikir yön yol hınç kin hırs duygu düş düşünce eğilim yönelimlerine bağımlı , tüm ilgi ve iletişimiyle teknolojik sektörleşmenin maskara ahmağı ve manyak mamülü oldu inanç itibar kültür dil sanat müzik siyaset resim mimari ve edebiyat.


Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sabahın seherinde serin yokuşlara yüzaşağı
Her biryanı saran kuş şenlikleri aşkın durgun fillerini
Oturduğu sayfiyelerden çıkarıp çekerken
Kahve kokusu tütüyordu deredeki akan çaya yakın açık kapılardan
Lifli ekmekler satan dükkana girdim
Içerde iki kadın

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Cöreksiz ciranasiz
Yakasi önlügü bir avuc eksi alic bir tutam figden firik
Gicirdayip duran bir vizirdaga cocukluk desen cikar gelir ki ne yoksul
Süt sagilmis görpe emismis oglak kuzu koc katimi yaban bayirda
Heryil boyundan kisa gelen göynekler gibi dünya dünyaya yabanci
Tüm unutulmuslarin arasindan kendi körpesini kuzusunu secerek

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kara
Kuru
Yaşamdışıymış kabüllü kalabalıklarla
Milyonlarca sessizliğin toplamından bir olmuş
Cam arkası yığılıp birbirini düşlediklerinden habersiz
Gelen giden olursa bekleyişlerin görüntüsüzleriyle

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bop bidik bopbidik bopbidik bop…
Atlar arabalar yulaflar bugdaylar degirmenler sarampollenip devrilidigi
Toprak…
Yeryüzü dedigin eli yüzü kan…
Muhalefeti gelse ayni seyi kacinilmasiz
Aynisini yapacagi Bop saltanati mahkumiyet muhtarligindan

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Acik artirimi bol birbirini takriben
Takliden
Ve takiben
Yaklasik üc asagi bes yukarisini bile kesinlikle ihtimal disi birakan
Gör birini tariff et digerini ardisik birebir benzer kabalasina
Ne yapi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Kök salan hayat gibi suya isiga
Huzur dedigin sey sacak süren toprakta rahat
Hani camurla günesin birbirine sarilip kavrulan evlerine hosgelen
Yamaclarindan bakar gözeder daglar
Baglar engirlenir koruga
Kirlangiclar tüner yaz damarina, oynar gezer sokaklar

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Bir kaç vakte kalmaz
Madem ki yakmış ateşi küledir ..
Postaneden seslenip telgraftan çağıran ince saz semaisiyle haşir neşir
Ortalıka derin soğuk sessizliğin kışı kıyameti, ortalıkta karanlığı saran ne gelen vardır ne giden
Ey çerçi
Ey çerçi

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Teninde bahar tüllenirken kir ciceklerinin
Degirmenin dibindeki kerpic duvarli dükkandir halka sekerleri
Menteseden acirliya varip giden yolun etrafi yöresi bahar dönümü cemrelik
Tava gelmis topragin bugusuyla tepeler daglar buraam buram ask…
Kopmus köpürmüs kabina sigmaz sevinlerin
Eriyen karlari esen yellerle dereye düze sacip yayarken

Devamını Oku
Seyfi Karaca

Sanma ki çoksun bu kum denizi çölleşen yitiklerde
Her ayrılışın söküp koparan büyük boşlukları sana saydırıp
Esen sam yelleri bile olsa avunmaların kifayetsizdir
Daha da çölleşir çöl...
Daha ıssız bir gölge bırakaraktan çıraları sönen karanlıklara
Sanma ki senden çoktur aşk kalbiyle birtanesi

Devamını Oku