Morpembesine
Her yer dökün saçın
Her yerde hiç bir şey ve her şey
Dağılmış bir çığlık yankısı
İnsana duyduğun hasret
Yangın yeri çöl ve sırılsıklam susuzluk
Sen adam olmazsın ferinde yanıp erirken saatin sarkacına meram bağlamış olan mum,
Seyreder durursun ömür heybesinde bugünü var yarını yok darıdan bulgurdan yavan yaşık sofrası öğünü hiç bitmez sandığın badesi ve vadesi DOLUDAN; bu bir ÇEVŞAN sarhoşluğuna pervane olmaktır esersin bağdan tarladan bostandan ve bahçeden, belki bir avuç asma kuru üzümü yahut nohut kavurgası değilse bir yudum suya parmak uçlarınla dokunduğun deli gönüllerden burkulmuş bulanmış ırmaklar gibiye, ağlar mısın çağlar mısın belli etmeyerek etrafını saran sonsuzluğa; ve avuçlarından damla damla dökülüp akarak, belki bir dahaki şafakta varsın burda, belki akşamı bulmaz, sessiz fısıltılarla çağrıldığın acı yellerin ve mektubu görülmüş rüyalarıyla düşer gölgenin peşinden akşamın yokuşu aşağısına mezun olduğun dünyadan çekmiş çıkışmış, sırrı hikmeti bilinmez esrarengizlere süzülüp gitmişsin.
Seyfi
Bakiyorum gelen gidene
Gözlerim benden ben gözlerimden daha iyiyim
Toplayip götüren ne ötesindeyim zamanin ne berisinde suyun topragin
Tüccar carsilardan
Iblis borsalardan
Karakteri sicili bozuk piyasalardan
Hickiriktan öte her damla yagmur
Agittan öte yakip kavuran yadel diyari hasretlik
Adi sürgünmüs gurbetmis terki devranmis tasaymis cileymis
Ogul usak kac bir nesil ev sahibi kederle
Ucu kacik bir hüznün durmadan kayip günlerine ilmekler baglaya baglaya
Ne dertler söylesti ne sirlar söyledi yapayalnizligin soguk odalarinda
Usturavalli,
Mangoyu…
Soyulduca kabuklari dökülen tras sabunu gibi
Eski reklam afislerinde kizil ve lüleli saclariyla ince belli
Sivri topuklu
Üfürsen ucar kirpiginden kasina cilali boyali
Git bildigin yere sikayet et der havasi
Cikmis gelmis dayanmis ayaz kapilara kara kis
Bozgunbulanik bulutlari yanina yükleyen omuzlarda poaraz firari
Cardak daglarinin bahara kuzulayacak körpeliginde henüzki düs hayal
Gazi tükendi tükenecek kandillerde yanik bir kibrit gibi
Uguldayip esiyor bozgun baglar miskin daglar kuzgun dereler
Cürükler mecrasinda cot islemli cesit insan
Icinden cikilmaz kaybolmuslugun
Kahirli vasfa kederli topluma kefilsiz sahitsiz mükellef
Forsu cakasi hurafesi calimi gösterisi
Celenginden cicek söker koparir gibi
Cok sükür cenazelerde görüsüp selam kelam ediyoruz kadar ancak
….
MORUK TONGADAN
………
Siz benden daha iyi bilirsiniz ya
Yantirigi yamugu alingiri cilingiri egriyi bügrüyü
Bir telgraf cekin
Valla ben bilmem alem bilir Hülya abla
Diyor…
Filim gibilik yali manzarasinda bogaz mülahazara ve Cetin
Sinan filim ve Hülya karsi karsiya ortada bembeyaz masa disarda
Kayik vapur yüzdürüp köpük kusan marmara
Ben ünümü parami esas reklamciliktan gaymeleyip yaptim yigdim diyor
Ay kücülünce
Müebbetine düstügü,
Karanligin zifirzindaninda büyüdügü siyah nevresimin
Kendi üryan topragindan hayal perdesi süsleyerek geceleyen dünyanin
Inanma sen öyle kimsiz kimsesiz hayal ve düslere …
Ne terzisi vardi ne atlas dikip söken makas




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!