Elim yine kendi elimde
Seninki bilmem kimin elinde
Hiç umut yok yine sevgimde
Sen ne dersen de sen ne dersen de
Belki hiç sevmiyorum dersin
Bugün bir serap gördüm
Gördüm ama dokunamadım
Yürüdükçe uzaklaştı benden
Ya da hep yerinde saydı adımlarım
Bir melekti gördüğüm
Sevmeyi öğrendi önce insanoğlu,
Hem de aklını başından atıp delice sevmeyi,
Sonra da aklını başına toplayıp nefret etmeyi,
Hem de bir deli gibi...
Cümlelerine önce övmeyi,
Sonra sövmeyi öğretti.
Her yer tütün kokuyor
Duman soluyup zifir kusuyorum
Altı parmağım var biri izmarit
Ceplerimde yirmi vakit planlarım
Ve ateş artık yüreğimde değil elimde
Yakan sadece benim
Bir fabrika çalar saat
Bin kümes horoz uyandıramaz seni
Bindörtyüz yıllık bir uykudasın besbelli
Sen dünyayı rüyanda görürsün
Cenneti de rüyanda görürsün
Olmayacak rüyalar uğruna ölür ve öldürürsün
Oklar her yerime batar
Ezdiğim ampul ayağımı keser
Herkes birbirini satar
Yoktur buralarda umuttan eser
Oklar hedefi şaşırır
Yıldızlar karanlıkta parlar
Bunu gözü göklerde olan anlar
Her şeyin parladığı gündüz
Yıldızların hiçbir kıymeti kalmaz
Gözünü bürüdüyse ışık
Kurumuş yaprak gibiyim
Herkes üstüme basıp geçiyor
Yağmurun sevgilisiyim
Yağmur beni yumuşatıyor ve sessizleştiriyor
Bu sonbaharda da güneşe hasretim
Yüreğim giderek buz kesiyor
Yazmadan önce yaşamak lazımmış meğer,
Tütün dumanına şiir yazmak bir yere kadarmış.
O ciğer yaşamla dolmadıkça,
Yazdıkların dumandan kolay dağılırmış.
Yazmadan önce yaşamak lazımmış meğer,
Ben herkesten daha tanrıyım
Yoktur benim hiç cehennemim
Olmasa da benim kullarım
Hazır yüreğimde cennetim
Ateşe atmam ben kimseyi
Yaratmam ben sevenlerimi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!