İyilik simsiyah duvara konan beyaz bir kelebek
Kara olmadan görünmeden ölecek
Kötülük olunca değerlenecek
Mutluluk mavi bir uçurtma süzülen
Mavi gökyüzüne bakınca görünmeyen
Ama yağmurlu günlerde özlenen
Sen ölümün bana verdiği son armağan
Yüreğimdeki son mutluluk olacaksın
Senden önce bilmediğim aşkı
Senden sonra unutacağım
Cennete gitsem bile
Hep seni anacağım
Yaşıyorum hiç doğmamış gibi
Gülüyorum bir şey olmamış gibi
Ben dertsiz tasasız bir serseri
Siliyorum tüm kötü geçmişi
Ama bir sen, bir sen var ya sen
Elim yine kendi elimde
Seninki bilmem kimin elinde
Hiç umut yok yine sevgimde
Sen ne dersen de sen ne dersen de
Belki hiç sevmiyorum dersin
Bugün bir serap gördüm
Gördüm ama dokunamadım
Yürüdükçe uzaklaştı benden
Ya da hep yerinde saydı adımlarım
Bir melekti gördüğüm
Sevmeyi öğrendi önce insanoğlu,
Hem de aklını başından atıp delice sevmeyi,
Sonra da aklını başına toplayıp nefret etmeyi,
Hem de bir deli gibi...
Cümlelerine önce övmeyi,
Sonra sövmeyi öğretti.
Her yer tütün kokuyor
Duman soluyup zifir kusuyorum
Altı parmağım var biri izmarit
Ceplerimde yirmi vakit planlarım
Ve ateş artık yüreğimde değil elimde
Yakan sadece benim
Bir fabrika çalar saat
Bin kümes horoz uyandıramaz seni
Bindörtyüz yıllık bir uykudasın besbelli
Sen dünyayı rüyanda görürsün
Cenneti de rüyanda görürsün
Olmayacak rüyalar uğruna ölür ve öldürürsün
Oklar her yerime batar
Ezdiğim ampul ayağımı keser
Herkes birbirini satar
Yoktur buralarda umuttan eser
Oklar hedefi şaşırır
Yıldızlar karanlıkta parlar
Bunu gözü göklerde olan anlar
Her şeyin parladığı gündüz
Yıldızların hiçbir kıymeti kalmaz
Gözünü bürüdüyse ışık




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!