Benim gönül hanem damsız
Kumrular bile yalnız konar balkonuma
Onların tüylerinden yastık yaparım
Ama hep tek kişilik
Sonra gözlerimden sağanaklar boşalır üzerine
Sırılsıklam olur her odası her hücresi
Ölüme gidişini kutlar mı insan
Her ölü yılı için bir mum yakar mı
İçsen de içmesen de geçiyor zaman
Giden ömrün yerini pasta tutar mı
Sen olmasan dönmezdi dünya iyi ki doğdun
Kargodaki koliler gibiyiz
Menzile varmayı bekliyoruz
Kiminin hava deliği fazla
Kimi muhtaç bir iğnelik yola
Kutu kutu dünya var burda
Masallarla büyüdük bu yaşımıza kadar
Masallardaki kurtarıcılara inandırıldık
Ve gökten haber alan elçilere
Ve hayattan çok ölüme değer verenlere
Biz de biliyoruz bu hayat fani
Ama hani nerede yaşamdan ötesi
Nedir bu insanoğlunun yarışma mantığı
Neden beraberlik yerine hep rekabet
Nedir bu savaşıp kazanma arzusu
Neden rakiplerini ortak görmemek
Neden birinciliği tek başına olsa bile önemsemek
Neden beraberliği sanmak ki kaybetmek
Zaman bir nehir gibi
Akıyor ve götürüyor her şeyi
Önce çocukluğumu götürdü
Şimdi de gençliğimi
Bir sen vardın bir zamanlar
Seni aldı götürdü eskiden
Ne kadar eğlenceli
Beklememek artık hiçbişeyi
Ne kadar dinlendirici uyumak
Çalar saati kurmadan
Ne kadar öğretici okula gitmek
Ders ne zaman bilmeden
Bir zamanlar benim için atan bir kalbin vardı
Zor anımda benimle atardı, arar sorardı.
Vazgeçtiğimde hayattan beni hayata bağlardı
Şimdi yalnız ritmine devam mı ediyor
Yoksa bir başkasına mı eşlik ediyor.
Yoksa adımı unutmuş ağzında, dilinde
Çoğu hikâyede olduğu gibi soğuk bir kış günüydü;
Dışarıda gezebilelim diye ayaklarımızda botlarımız,
Sırtımızda montumuz vardı.
Pek bir eksiğimiz yoktu diğerlerinden,
Uluorta sevişmeyelim diye başka kıyafetlerimiz de vardı.
Güzeldik ya, böyle daha bir güzeldik;
Uykunda ne gördün ki oğul?
Gözü kapalı ağladın?
Daha vakit çok erken,
Vakti değil gözyaşlarını içine akıtmanın!
Elbet sen de bir gün rüyalarla uykuya dalıp,
Kanınla terinle ağlayacaksın!




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!