Ne denir ki sana artık bilmem ki
Hangi sıfatla çağırırım seni
Aşkım desem yetmez, sevgilim desem yetmez
Her şey tek kelimeyle zikredilmez
Ateş hava su toprak desem
Dünyaları anlatmak işi bitmez
Herşeyi kaybetsem de
Hiçbirşeyim kalmasa da
Bir ufacık gülüşün yeter bana
Herşeyi unutsam da
Hiçbirşeyi hatırlamasam da
Hey gidi günler
Anı oldu birer birer
Hey gidi biz
Ayrı düşen ikimiz
Hey oradakiler
El oldular birer birer
Hiç yaşadın mı kaybolma ve kaybetme korkusunu
Nereye ve neye ait olduğunu bilmediğin için
Hiç korktun mu sahip olmaya
Bir gün kaybetceğini bildiğin için
Ve delice ait olmayı istedin mi
Hiç kaybolmayacağını bildiğin için
Yalnızlık bu eşşiz his
Etten kemikten bağımsız
En koyu gece gibi sessiz
Ve sigara içmek gibi sağlıksız
Kulaklar tembelleşir bu hisle
Gözler aranmaktan yorgun düşer
Hayat keşke sadece soğuk bir kamera şakasından ibaret olsaydı
Biri keşke bize kameraya el sallayın deyip sıcacık spot ışıkları altına çağırsaydı
Isındıksa kalbimiz devam etseydi atmaya
Hep O'nun için atmaya
Ve keşke O'nu bulabilseydik
Baktığımız heryerde görebilseydik.
Böyle kalp kırılma dünya üzerinde görülmemiştir
Kalbim camdan yapılmış gibi
Kırılınca vücuduma battı parçaları
Damarlarımla beraber her hücremi katletti
Ama kıran bilmez miydi ki
Benim kalbim ettendi
Artık karanlık için sönük lambalara ihtiyacım yok
Hem güneşin de batmasına gerek yok
Çünkü gözlerimin gördüğü tek renk siyah
Kör olmadım ama ışıksızlıktan köreldi görme duyum
Bu gönül hiç olmadığı kadar bedbaht
Ölmedi ama süründü lanetli ruhum
Seni gördüğümde utanıyorum kendimden
Beni haketmeyecek kadar güzelsin
Sesini duyduğumda sağırlaşıyor kulaklarım
Sen işitilemeyecek kadar gerçeksin
Gözlerini gördüğümde doluyor gözlerim
Bakılamayacak kadar parlak gözlerin
Bir denizin yosun kokusunda çırpındı gönlüm
Bir kuşun kanadına takıldı ömrüm
Bir kurşun adına vuruldum öldüm dersem
Hüznümü anlar mı kimse
Bir gökyüzünden düşen yağmur damlasında gördüm gözlerini




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!