Zulmüne başkaldıran 80 milyon bileğe,
80 milyon kelepçe vursan,
Vicdanına kelepçe vuramazsın ey muktedir!
Gün gelir,
Kıydığın bir canın annesinin gözyaşları,
Babasının haykırışı,
Kim demiş zenginlik mutluluk verir diye
Parayla saadeti bulamayanlar da var
Nakitle gülümsemek de niye
O gülümsemenin ömrü beş kuruş kadar
Kim demiş para her şeyi satın alır diye
Yine ben sonunu düşleyen
Gidişinin mazeretleri her geçen gün hazırlanan
Ve her kayıp günün mazeretini bulamayan
Gidenlerin arkasından imrenerek bakan
Ve yakında onların peşinden gidecek olan
Sevmek nedir ki bebeğim
Bir yemeği sevmek sözgelimi
Yersin bir tabak geçer özlemin
Sanat sevgisi de öyle değil mi
Çok sevdiğin bir şarkıyı dinlersin
Bir dinlersin iki dinlersin
Kader değildir savaşmak
Ve de ölmek bir kurşunla
Hele öldürmek hiç değil
Kağıtlarda yazanlarla
Ne bir toprak parçasına değer ölüm
Anladım ki sonunda benim sorunum kendimle
Kendime yar olmalıyım başkasından önce
Yar olmak şöyle dursun bir kez bile yaranamadım
Pişmanlığım kendime olan tek yardımım
Kendime karşı hep böyle acımasızken
Nasıl şefkat bekleyebilirim sevdiğimden
Seninle yaşamak o kadar güzel ki
Günü seninle bitirip güne seninle başlamak
Ve günü sesinle bitirip güne sesinle başlamak
Sesin kulaklarımda yaşamak o kadar güzel ki
Ve hep özlemek seni deli gibi
Sabah ilk sigaramı hayalinle içerim
İyilik simsiyah duvara konan beyaz bir kelebek
Kara olmadan görünmeden ölecek
Kötülük olunca değerlenecek
Mutluluk mavi bir uçurtma süzülen
Mavi gökyüzüne bakınca görünmeyen
Ama yağmurlu günlerde özlenen
Sen ölümün bana verdiği son armağan
Yüreğimdeki son mutluluk olacaksın
Senden önce bilmediğim aşkı
Senden sonra unutacağım
Cennete gitsem bile
Hep seni anacağım
Yaşıyorum hiç doğmamış gibi
Gülüyorum bir şey olmamış gibi
Ben dertsiz tasasız bir serseri
Siliyorum tüm kötü geçmişi
Ama bir sen, bir sen var ya sen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!