Dünya bir yalandan ibaret
Söyleyeni bile inandıracak cinsten
Onda her adım gerçeğe ihanet
Hiç kimse yaşayamaz gerçekten
Çok uzun yol aldım sanarsın
Düşününce yirmi yılı on dakikaya sığdırırsın
Yol görünüyor dostum sana
Hem de uzun bir yol
Kahve falında çıkmayan
Senin çizmediğin bir yol
Gidişi vardır belki
Dönüşünü kim bilebilir ki
Onu kalbimin en derin yerine gömdüm
Başına bulmak için mezar taşı koydum
Zamanla giderek mezarlığa döndüm
Taşlara umutsuzluğumu tek tek oydum
Olmaz dostum bu iş olmaz
Ne kadar güzel yaşamak fikri
Doğum ölüm arası dışında
Ne kadar güzel uyuşturur aklı
Piyango biletine vuran amorti misali
Uyan artık insanoğlu
Rüzgara binip havalandım bugün
Ulaşım vergisi aldılar benden
Varınca ararım demiştim o gün
Gitceğim yerler kaçar oldu benden
Sensiz gittiğim yerler bana sürgün
Keşke hiç büyümeseydik
Hep çocuk olarak kalsaydık
Tek derdimiz oyuncak arabamızın kırık tekerleği olsaydı
Ya da oyuncak bebeğimizin kopuk ayağı
Gözyaşımızı sadece yere düştüğümüzde dökseydik
Ya da dondurmamız yere düştüğünde dökseydik
Paran varsa derdin yoktur
Üzülme karnım aç diye
Köylünün eti ne güne durur
Hadi durma onu çiğ çiğ ye
Paran varsa aşkın çoktur
Özgür bir memlekette yaşıyoruz çok şükür!
Paran varsa istediğini yiyebilirsin,
Cebin boşsa dilediğin kadar aç kalmakta özgürsün.
Paran kadar her şeyden içebilirsin,
Gücün yettiğince kafa da çekebilirsin ama;
Öteki tarafta yanmak koşuluyla,
Kanadım yok ama uçabilirim
Korkmuyorum ama kaçabilirim
Yaşıyorum ama ölebilirim
Artık bu diyardan gidebilirim
Bilirim bilirim bir ben bilirim
Bir ömürlük orospudur dünya
Birlikte olursun ölene dek
Dişiliği dört bir yanda
Hepsi de ayrı bir renk
Yaşadıkça bağışlarsın her şeyini
Böyle bağışa makbuz ne gerek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!