Sevgi-Aşk-Sevda = Bağımsızlık
Disiplin-Terbiye-Sevgi = Karakter
Sevgi-aşk-sevda yükselen ifadedir. Aşk köprüdür burada. Az ile faydasızlaşmak, abartıda kabalaşmak yerine, sevgiden sevdaya köprü durmaktır uygarlık. Medeniyetimiz bu aşk medeniyetidir. Disiplinli bir terbiyedir sevgi ve disiplin-terbiye-sevgi yükseleninde böylece terbiye köprü duruyor burada. Daha bu, en az olan sevginin anlamı ve hakkıdır. Dünya bu bağımsızlık karakterine güzellik örneğidir. Hem tekilcilik, çoğulculuk da anlatılıyor aynı zamanda. Dünya kazık üzerine kurulmadı, her inatlığı kazık dikilmek, kan döktürmeye sürüyen ve işlenen de suçtur böylece!
Dünya yörüngesinden 3 mm kayarsa eğer, yıldızlar, ay ve güneş ile kapaklanırlar üst üste... Dünya, hem yörüngede hem ekseninde bağrındaki doğayı bir beşik nazıyla, edasıyla yaşatıyor. Dünya tek, bağrında doğa ise ne kadar sonsuzca çoğunluk, canlı ve cansız bütün yaşam tüm zenginliklerle... TBMM kuruluşu, kutlanan bu çocuk bayramıdır. Otuz bin bebeğin katliamı, hapishaneyi meclise, meclisi hapishaneye taşımak uygarlığa saldırıdır ve suçtur! Bir çocuk ruhunu ezmeye bu vahşetin tepinmesi suçtur!
Gölgesinde oturakomuş bir yaşlılar kahvesine
Geçici duraklar yaptığım yolları bitiremezliğim
Gönlüm gezelim demezdi, daraldığını sanırdı da
O şehir senin bu kent benim uğraklığına hep hazır
Kendi başına akan bir dere misali izleri kala kala
Özlemle hatırlanmaya
AB, ABD, İngiltere füze fırlatır gibi Terör fırlatıyorsa, ‘az ve süreklilikle’ diye başlayan ‘çoğalarak ve tam kalbinden’ vurmaya da ilerler elbette. Kendisi saldıramıyor, ‘iç savaş’ için zorlandırması da etkisiz kalıyor diye de üstüne üstlük ordu iflas etti saldırganlığını laf edepsizliği yığılıyorsa, millet ordudur daha! Millet yüreğini yakan noktada…
Sadece Yahudi’nin din adamının karısı bağlar alttan bir örtü, üstten bir örtü ile. Çünkü başı tıraşlıdır. Kürt denilen Barazani veya borazani denilen adam Yahudi’dir. PKK bu Yahudilik terörüdür. Dilinizde Yahudilik lakabı, başınızda Yahudi kuyruğu gezdireceğinize, dilinizde insanlığın faziletini, kafa tasınızda akıl taşısaydınız çocuklarımız yemyeşil çimenlerde, yolunu bulabilen kuşlarla, yapraklarını dalını taşıyabilen ağaçların hışırtılarıyla cıvıl cıvıl melodilerinde doğaya sevinen ve doğayı sevindiren koşuşmalarını seyrediyor olacaktı haz duygularımızı okşayan insan varlığımız. Halimiz işte çıplak ama… Ülkene dürüst ol ki, ülkeler dürüst olsun sana…
Ben, her nedense isim ve tarihleri unutuyorum. Belki ezberciliğe karşı bir tepkidir sadece. Belki bir organik rahatsızlıktan kaynaklıdır. Ama benim adım önce Sevinç, sonra da Sevinç Kavuk. Bana Kavuk abla, kavuk hanım denilirse heyecanı duyamıyor kulağım. Hoş, kulaklarım organik hastalığından dolayı zaten duymuyor. Ama teknoloji yardımı ile yine duyanlar dünyasından sayılırım hani. Kavuk abla, Kavuk hanım denilince tenim de hissetmiyor benim. Sevinç diye çağıran sesin melodisini zevkle duyuyor ve dönüp bakınca da o sesin geldiği yöne, tebessüm doluyor yüreğime bir çocuk güzelliğinden, bir gençlik heyecanından, bir kardeş güvenliğinden. Tenim hissediyor bakışlarımdan dolan mutluluğun huzurunu. Kimlik aramak neyin nesi öyleyse?
Türkiye Cumhuriyeti Hükümet Şirketine sorumdur:
Vatana ihanet suçunun cezası nedir?
Vatana ihanet suçunu körükleyene hangi suç ile soruşturma yapılabilir ve akabinde hangi ceza verilir?
Cumhurun olası bir vatana ihanet soruşturmasıyla Türkiye Cumhuriyetinde hangi makamlar sorumludur?
Dolduruşa gelmek yerine, sağduyu ile bilgi olmadan fikir sahibi olanların farkında olmak, her örgüt yetenekli, laf becerikliyi de hükümet seçilemeyeceğini hissettirmek ve geçici olarak ordunun hükümet olması için belki, hiç seçime gitmeyip, bütün partinin iflasını kendilerine imzalattırmak… Bütün partilerin millete gidecek yolu hukuktan geçecek hesap yoludur belki…
Belki de bu hesaplaşmaya, dincilik taslaklanan hükümetin bu Yahudiliği ile sebep olduğuyla, iyi bir isabet oldu, baştan başlayarak gelişmeye şansı kullanmanın gereğine ve yorucu bu yolda azim ve kararlılığı derleyip, toparlamaya, bir embriyo gibi… evrenle birlikte…
Zaten hep söylüyorum, Türkün doğuşudur düşünmek diye… Allah dünya Türklerinin ve Türkiye’min varlığı ve bütünlüğüne azminin ve kararlılığının yar ve yardımcısı olsun!
Bir Arap gazetesine yazan vardı aralarında
Her cümlesinin kamçı türeyişi merak ettirdi bana
Derin devlet diye örneğin Arap masallarına
Bir bakar mıydı varlığına acaba?
Kaç kadın, kaç çocuk sahibi haklandırır para
Kızıştırır her kardeşi kardeşe her ülkeyi ülkeye diye diye
Kan kaybeder insanlık
İnsan kaybıyla da böyle bir aile iki ülke meşguldür içine…
Yahudi koyulur boş meydanla işine
Ne uyutursa iner beynine, bulduğu cebine
Aşkı sordu, tanımayı da, tanışmayı sanılır ki yordu
Kısa bir sohbetin hatırı, yılbaşı anısı bu, susulur mu?
“Bir çok gidenin her biri memnun ki yerinden
Nice seneler geçti dönen yok seferinden” (Y.K.Beyatli)
Avrupa’da gezindim biraz insan ilişkilerini
Hastane, kütüphanesiyle gördüm resmi, renklerini
Kilisenin Vatikan’dan dünya katliamı misyonerliği
Davarı çoban güder şartnamesi Pazar ayini
Dinlerim durup durup biliyorum demeye şahitliğimi
Şimşek düştüğü yeri yakıyor
Şimşekle geliyor yağmur, dolu, kar…
Hem sarıyor başıma belası, bezini, beni yoruyor
Hem sesimi şefkat duymak isteğine de uyarlıyor




-
Yükselen Yildiz
-
Mustafa Aslan
-
Haşim Koç
Tüm YorumlarSEVGILI ANTOLOJI DOSTLARI!
SAIIR ARKADASIMIZ SEVINC KAVUK U KAYBETTIK
BENIM 39 YILLIK COCUKLUK ARKADASIMDI SIZLERINDE BURDAN TANIDIGINIZ BELKIDE BIR COGUNUZLA YAZSTI REAL TANISTI
BU SEVGI DOLU GÜZEL ARKADASIMIZIN ANISINA
BURAYA DÜSÜNCELERINIZI YAZARSANIZ
O OKUYAMAZ AMA ...
Allah mekanini cennet eylesin ablam.
-saygı deger hemşerim kalem tutan ellerinize sağlık şiir olup yazılar temiz duygularınıza sağlık...her zaman yazınız lütfen size duygularınızı damla damla biriktirip duygu denizleri oluşturmak..yakışır..duygu denizleriniz olsun..yazınız yazınız yazınız lütfen...ARAPGİRLİ HAŞİM KOÇ..