Eskişehir doğumluyum 20 yaşında yurt dışına çıktım hala burda yaşamaktayım..
Akıl nedir ki bir avuç rüzgar,
Ne verebilir sana hadi iste al.
Dersin ki elim dolu bakarsın boş
İsterse en derin sonsuzluğa dal.
Bazen bir melektir gösterir yolu,
Günün rengi Solup ta,
Akşam kapıyı çalarken.
Bir hüzün büyür ruhumda,
Güneş sessizce batarken.
Aramızda dağlar yollar olsada,
Bahçenin o taş avlu duvarında,
Sıralanmış yeşil yapraklarıyla.
Göz kırpar hayatın her sabahına,
En vefalı çiçektir sardunya.
Kimi beyaz açar bir kuğu gibi,
Bana zaman bırakmışsın..
Kendi ömründen..
Sen yanımda olmazsan ..
Ben zamanı neyleyim..
Ay ışığım..
Aynı kökten beslenen iki ayrı daldık biz,
Rüzgar vurdu kırıldı, savruldu güvenimiz.
El dilinden yara alsam, sana anlatırdım.
Ben senin gölgeni bile cana siper saydım.
Şimdi araya ördüğün o duvarlar neyin nesi?
Uzaklık dediğin ne ki bir nefes kadar,
Göz görmesede gönül yerini bilir.
Gerçek sadakat araya girince dağlar,
Aşkı bir tespih gibi sabırla çekmektir.
Ne vaatler kandırır, ne parıltılı anlar,
İlk bahar sessizce usulca geldi..
Kuru dallar yeşillendi,çiçeklendi ağaçlar.
Baharı müjdeliyor uçan kelebekler kuşlar..
Yüreğim de yaşama sevinci umut var..
Bazı gülüşlerin,bazi sevgilerin,
Yapraklarında doğanın en zarif fırça darbesi,
Seyretmeye doyulmaz bir sanat eseri.
Sanki kalbe dokunur her narin dokunuşun,
Sen pencerelerde bir güzelliksin begonya.
Tan yeri agarirken uyanırdık horoz sesiyle,
Güneş ilk ışıklarını vururdu pencereye.
Uyanırdı kuşlar uyanırdı köy ahalisi,
Sabahın serinliğinde umutla başlardı hayat.
Bahar gelince benim güzel köyüme,
Gecenin en koyu yerinde bir fener,
Toprağın kalbinden göğe uzanır eller.
Ne güle özenir ne laleye boyun eğer,
Kendi gizeminde saklıdır bütün gizemler.
Bir zambak açar sessiz ve mağrur,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!