Gözü kördür görmez kalbin özünü,
Karanlığa dönmüş her bir sözünü.
İnsanı hor ve hakir gören cahiller,
Bilemez aleminin gerçek yüzünü.
Çamurdan can buldu,üflendi nefes,
Kuşlar kadardı benim kalbim,
Gökyüzü kadar sevdim seni,
Ne zaman senin şehrini düşünsem,
Bir sürü Kuşlar havalaniyor yüreğimden.
Cok sevmiştim seni meğer körü körüne,
Sevdiğim kadar sevilirim sanmıştım.
Bırakmıştım ruhumu bir hayal nehrine,
Her tatlı tebessümün gerçek aşka saymistim.
Bilseydim eğer böyle vefasız olduğunu,
Sen yoksun hüzün var bu şehirde,
Yanlız geziyorum aklımda yine sen.
Unutturamaz bana seni zaman,
Silemez hatıraları kalbimden.
Seher yeli getiriyor özlemlerini,
Ne rüzgarlar geçti bu dalın üzerinden,
Ne hazanlar gördü bu yorgun yürek.
Ama bir an bile şüphe etmedi özünden,
Sadakat sessizce beklemeyi bilmek.
Toprak suya nasıl sadık ve muhtaçsa,
Bir ceviz ağacının gölgesinde zaman,
Durur da usulca yüzüne bakar.
Orada ne bir sitem vardır ne de yalan ,
Toprağın koynundan berrak bir su akar.
Babamın elinin değdiği o geniş bahçe,
Gökyüzüne bulutlara, güneşe yağmura aya,
Ufukta süzülen sonsuz umutlara sevdalıyım.
Engin denizlere martılara, kumsala çakıl taşlarına
Özgürlüğe kanat çırpan tüm dostlara sevdalıyım.
Ormanlara ağaçlara, bütün çiçeklere,
Güneşle birlikte uyanırdı bahcemiz,
Meyve ağaçlarıyla süslüydu dünyamız.
Babamın Annemin toprağa değen eliyle,
Bereketle dolardı her bir yanımız.
Bahcenin ortasında coşan kaynak suyu,
Bir heybe taşır insan ömür yolunda,
İçinde sabır ve sessizlik birikir.
Herkez koşarken dünya telaşında,
Sadık olanın yükü sadece sevgidir.
Zaman geçer adımlar yorulur yavaşça,
Yer yüzünün en zarif incisisin sen,
Sessizce büyür süzülürken derinden.
Beyazın en saf hali,pembenin fısıltısi,
Sarının en sıcak en cana yakın sevdası.
Her sabah penceremde açarken gözlerini,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!