Yer yüzünün en zarif incisisin sen,
Sessizce büyür süzülürken derinden.
Beyazın en saf hali,pembenin fısıltısi,
Sarının en sıcak en cana yakın sevdası.
Her sabah penceremde açarken gözlerini,
Gümüş bir çizgi çekilir ufuktan,
Gece sıyrılır, uyanır cihan.
Yaprağın üstünde Çiğ taneleri,
Fısıldar rüzgar başladı zaman.
Güneş ilk buseyi kondurur dağa,
Şiir yazmak için şair mi olmalı,
Her kul kalbinde ki bendi yıkamaz mı.
Yüreğin hüznünü sayfa sayfa döküp,
İnsan kalbi huzur bulamaz mı?
Sevmek için illa yan yanami olmalı,
Güven, sessiz bir limandır fırtınada,
Sözlerin arkasında duran o dağdır.
Bir çocuğun elini tutuşunda,
Korkuyu yok eden o gizli bağdır.
Ne gözle görünür, ne elle tutulur,
Bir insan seliydi akan uğultulu ve derin,
Gözlerin gözüme değdi, sustu gürültüsü şehrin.
Bana doğru bir adım attın,öyle yoğundu ki o har.
Utandım çevirdim yüzümü, gizlendi bende bahar.
Tekrar döndüm ki gidiyorsun,arkanda koca bir sızı,
Zarif bir kelebektim hayallerimde,
Uçtum sabahın o en lal deminde.
Sonsuz bir umudu taşıyıp kalbimde,
Sevgiliyi görmeyi murad eyledim.
Islanıp yağmurlarla, fırtınayla yarıştım,
Bir damla Çiğ düşerken gülün kalbine,
Zaman yavaşlar ses bükülür derinden.
Bir rüzgar fısıldar kendi kendine,
Geçer de evlerin sümbül kokulu bahçelerinden.
Ne bir söz incitir,Ne bir bakış kırar,
Deniz kıpırdar uyanır yosunlar,
Martılar gökyüzüne kanat vurur.
Sahile vuran o dingin sular,
Güneşin doğuşuyla sakinleşir durur.
Bir altin damla düşerde dağa,
Uzakta bir köyün akşam sükutu,
Tütüyor gözümde bir ocak başı.
Dağıtır zihinden her türlü bulutu,
Toprağa can veren yağmurun sesi.
Bir köy çeşmesinin usulca akışı,
Çocukluğumdaki mavi uçurtma,
Ne güzel süzülürdu gökyüzünde.
Rüzgarla dans ederdi uçurtmam,
Ben hayaller kurardım çocukça.
Rüzgarla yarışır göğü aşardi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!