Okuryazarlığın güneşe çıkartılmalı kimliği
Dilden akan cümle akarsularda pişmişlik akmalı
Hayattan aldığı dersle pişen
Anlam diye diye
Dünyayı kalbiyle adım adım keşfeden
Kuşlar unutmuyorlar
Hangi pencere önünün sevinçleri olduğunu.
Ne vakit
Penceremin önünde sevinçlerini bulamasalar
Hüzünlü hüzünlü
İçeriye, içime doğru bakıyorlar
Kuşlar ve kadınlar
Biri yeryüzünü süsler, biri gökyüzünü.
Biri, ağaçların dallarında en güzel şarkı
Biri, gitarın tellerinde en güzel türkü
Silerler dünyanın pasını.
Boğazımda düğüm düğüm kuş uçması.
İnsan
İçi dediği yurdunu kaybettiğinde nereye yuva kurar?..
Gözlerimin
Dünlerimin zihnine dizdiği tüm resimlerini
Gönül ocağımda yakıp rüzgara verdim
Şu küllü siyah bulutlar sana yolcu
Gönlümdeki tahtını yıktım, tacını kırdım
Acının tarifini yapıyoruz.
Malzemeler bizden
Yanmak bizden
Pişmek bizden
Olmak bizden
Lakırtısı sizden!..
Deniz güneşin saçlarını örüyordu
Bir gemi gelip makas attı.
Neden yarıda kesilir ki düşler?
Neden kısa sürer mutluluk?
Oysaki
Acılar ne kadar uzun.
''Bir ağaç bir insan'' diyoruz...
Ne çok insanı yakarak öldürdünüz
Ciğerlerimizi ateşe vererek
Tüm bulutlara dolup yağmak istiyorum
Öyle üzgünüm ki
İçimden geçip gidiyorsun beyaz.
Döküle döküle koşuyorum ardından.
Lapa lapa yağarak koşuyorum ardından.
Niye bu kadar ağırım kendime?
Binmişim kapaklı kayığa.
Beni yetiştirsinler sana...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!