Avuç içi duvarlarımı duayla boyuyorum
Aşkın yürek cevherine şevkle kanat vuruyorum
Ben o göğün mavi kapısına çiçekleniyorum
Yer yüzüme güneş tenli yağmuru seriyorum can
Ruhuma toprağın içli namesini okuyorum
Göğsünüzün hizasından geçtim aylarca
Çığlık çığlığa.
Duvardan perdeleriniz var.
Duvarlardan
İçime sekti çığlıklarım.
Tek başına kalmanın bir kurşunuyla
Allah'ım!
Sana,
Göğüs kafesimde bir kuş çırpınıyor.
Hep mi yere düşer insan?
Gökyüzüne düştüm ben o gün;
Gök yüzüne!
Ayaklarım yerden kırılınca
Vuruldu ruhum.
Beyaz bir buluta sarıldım
Ben kuşları sadece gökyüzündekiler sanırdım.
Meğerse
İnsan canını kaybettiğinde
Ruhundan
Göğüs kafesine kuşlar dökermiş
Gök yüzüne doğru salmak için
Samimiyetten,
Sevgiden,
Saygıdan yana yoksa bağınız;
Ne işiniz var bahçemde?..
Kırmışsınız yine
Dalımı, budağımı,
Gönül tahttır
Herkese yer verilmez
Kalbim seçidir
Öyle herkesi sevmez
Özel olanı sever
Özene bezene sever
Hangi tomurcuğu dalından kopmuş görsem
Gövdemden yine sen kırılıp gidiyorsun.
Sonra birdenbire tekrar yıkılıyorum
Gövdem bi' yana ruhum bi' yana, tüterek...Sevgi Gül İlkaN
Bir tren garında akşam dönüşündesin
Üstün başın yırtılmış yara bere içindesin
Ah benim duygum
Yine acımla mı kavgaya tutuştun.
Hırpalanmışsın, çok hırpalanmışsın
Adım atmaya bir gram mecalin yokken
Ey acı!
Bir gram uykum var
Nedir garazın?
Duygularıma ilmek ilmek dokunuyorsun.
Gece midir sana aşık
Sen mi geceye?




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!