Derin ruhların ızdırabı çok olur;
Bakmayın siz yüzlerinde çiçekler açtığına.
Üstlerinde çiçekler aça aça kabuk kırarlar.
Ki doğmak
Sırf beden denen elbiseyi taşımak değil ki.
Derin ruhlar öyle hassastır ki
Kısa zamanda
Çok acılar çektik.
Sözde çok mutluluklar başaracaktık...
Düşler içindeydik.
Düşüşler içinde kaldık...
Düşlerimin ağrısından duramıyorum.
Bu sancı nasıl geçer ey hayat!..
Hüzün çok yakışıyormuş bana
Yakışsın bakalım
Ben onun saçlarına nisanlar takarım
Örgü örgü
Nevbaharlardan
Geceyi gündüze kattım
Tetiği çekmektesin kalemim
Ben hüznümün gece bekçisiyim
Uykunun önünü kesmekteyim
Buyur on ikiden vur kalbimi
Ah, yokluğuna dizilmekteyim
Ey kıymetli yol!
Aşka yürümek Hakk'a yürümekmiş.
Ey kalbime hükmeden prenses!
Ölüp ölüp dirilirken,
Sanma ki boş durdu ellerim;
Sarı papatyalardan taç yaptım sana;
Düşündükçe
Düşüme bir ağrı düşüyor.
Güz öykülü bağrıma
Bir yeşil yaprak düştü.
Üstüne hangi hayali kursam
Yerle bir...
Düşün ki yeşil bir ovadasın
Dört nala gidiyorsun beyaz at üstünde
Hiç düşecek korkun yok
Ah ne güzel
Gök yüzüne bir damla düşmüş
Gül niyetine
Avuç avuç kum olup
Parklara dökülmüşüz
Herkes evini giyinip gelmiş
Ki evin de etin kemiğin
Bakışlarda çatlaklıklar var
Gözlerde bulutlar koşuşturmakta
Bakma sen
Buraların günlük güneşlik olduğuna
Gülüşüm gülüşüne çarptığında
Güneşin çocuğu hali aldığıma
Ne vakit senden tarafa baksam
Bölgen




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!