Sesime ses ver!
Kalbimi deliyor çığlığım.
Kırık bir testi gibiyim
Yıllarına, yolllarına sızıyorum.
Buğdaylarım yanmış
Anne uyan! ben geldim
Gözlerimdeki bulutlara
Derdimi, kederimi, parçalarımı yüklenip.
Bildiğin gibi değil vaziyetim.
Üstüme yıkıldım anne.
Ömrüm tuzla buz.
''Gökkuşağı gibi renklisiniz''dedi
Bilmiyor ki gözyaşımdan geldim.
Bilir misiniz siz, buzun harını,
Soğuğun keskinliğinde lime lime yanışı?
Beyaz ve kırmızısın, lakin kan yok.
Ekran başındaki annemin
Filme sicim sicim ağlayışı
Ellerini mendil yapışı
Bizden gizlemeye çalışması
Hatıralardan çıkıp gelip
Hüzünlü öyküsüyle resmini ıslatır
Ben benim yaramı sarıyorsam
Toprağa verdiklerimin dışında
Kimseye eyvallahım olmaz.
Pekala kendi omuzlarımda ağlayıp
Ellerimle silebiliyorum gözyaşlarımı.
Hatta ben kendimin herkesiyim...
Özel günler sona erer ve telaşe biter
Herkes rutin düzenine döner
Ben içime döner, ruhum dünya varmış der
Kalabalık içinde kalınca, kendimi özlüyorum
İhmal ettiğinden değil kalbim,
Kalbindeki yeri az bulmuştur!
Bazıları pencerelerine kondum diye
Daracık kalbini altın sandığı sandı!
Elbisem yırtık,
Can dağınık.
Ayaklarım dolaşıyor,
Sana dolaşıyor.
Köpekler bana dalaşıyor,
Polisler beni sorguluyor.
Aşk bizi çıkmaz sokakta vurdu.
O öldü, benden ayrı gayrı,
Elleri ellerimden kilometrelerce uzakta.
Yaram taşıyamayacağım kadar ağır.
Nefesim duman duman, içimdeki hardan;
Hiç mi bir gram sönmez bu yangın?
Gamzelerine bi' çukurluk düştü
Biliyorum suçunu itiraf ediyorsun
Benim mahcup yüreğim.
Bakışlarında bir telaş yürümekte
Saçların ve parmak uçların raks ediyor
Dudağının kenarını




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!