Issız dağların yüce sırtında,
Soğuk rüzgarlar eser ardında,
Kimse bulunmaz karlı yollarda,
Ruhum dinlenir sessiz tahtında.
*
Toprak ananın sıcak tenine,
Orman bağrının derinlerine,
Gözler dikilir kızıl asmaya,
Nasıl düşülmez serinlerine?
*
Kızgın çöllerin sarı kumuna,
Rüzgarla uçan sıcak tozuna,
Güneş ışığı teni yakarken,
Sessizce yattım ateş koynuna.
*
Beden kavrulur alev peşinde,
Serap belirir kumun izinde,
Nasıl kaçılır hudut yok iken,
Yokluk aranır sonsuz gizinde.
*
Gökyüzü sunar beyaz karları,
Uçan kuşların özgür diyarı,
Bulutlar sarar koca gövdemi,
Bıraktım artık fani kenarı.
*
Rüzgar saçımı savurur geçer,
Soğuk fırtına tenimi biçer,
Nasıl inilir bu yücelikten,
Ruhum boşluktan şerbeti içer.
*
Karanlık inin diplerindeyim,
Sessiz kayanın izlerindeyim,
Göz gözü görmez zifiri renkte,
Yitik sırların gizlerindeyim.
*
Taşların kalbi sırları yutar,
Zaman durmuştur sükutu tutar,
Nasıl dönülür aydınlık güne,
Toprak bedeni koynuna katar.
Kayıt Tarihi : 10.05.2026 21:11:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!