Sessiz Haykırış Şiiri - Serhat Gazi

Serhat Gazi
32

ŞİİR


0

TAKİPÇİ

Sessiz Haykırış

@SERHAT GAZİ:
Ben seni bir ömrün yorgunluğunda buldum,
Gözlerinin kıyısına çekip sandalları,
O durgun sularında mola verdim.
Dünyanın bütün gürültüsü kapıda beklerken,
İçimde filizlenen o tarifsiz bir sevda ile yeniden doğdum.
Ama ne zaman sana bir adım atsam,
Araya bir dağ, bir uçurum, bir geçilmez duvar girdi…
İçimde kopan bu kaçıncı fırtına bilmiyorum.
Dışarıya sükûnet sunarken bu yorgun bedenim,
İçeride batan gemilerin hesabını tutuyorum.
Oysa tek istediğim, şu çetin denizlerden kurtulup,
Senin o huzur dolu, o güvenli limanına sığınmaktı.
Bir çocuk gibi dizlerine başımı koyup,
Bütün yaralarımı senin merhametinle sarmaktı…
Şimdi koca bir sessizlik kaplamış etrafı;
Ne bir ayak sesi var koridorlarda, ne bir nefes…
Oysa bu suskunluğun arkasında,
Arş-ı ala'yı titretecek kadar büyük bir haykırış saklı.
Kimseden medet ummayan bu garip gönül,
Gecenin zifirinde adını fısıldıyor yıldızlara.
Benim bu dertli yürek daha ne kadar dayanır bilinmez,
Hasretin yükü ağır, zaman desen insafsızca geçiyor.
Yolunu gözlediğim o Vuslat vakti gelmeyecek mi?
Ömrün son deminde bile olsa,
Bir kez olsun gözlerinin içine bakıp kavuşmak nasip olmayacak mı?
Boşta kalan bu ellerim sadece senin sıcaklığını aradı.
Şu fani dünyadan göçüp gitmeden önce,
Bir defa tutabilseydim ellerinden,
Bütün çekilen acıları, bütün o kimsesiz günleri unuturdum…
Seni sevmek kaderimdi benim,
Bu kaderi gururla, kanayarak ama dimdik taşıdım…

Serhat Gazi
Kayıt Tarihi : 28.08.2026 14:38:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Hikayesi:


.

Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!