Seslerin Vedası Şiiri - Töre Hanım

Töre Hanım
116

ŞİİR


8

TAKİPÇİ

Seslerin Vedası


​Bir yağmur camı buğuluyor gecenin tam ortasında,
Siyah bir boşluğa dökülüyor damlalar, tıpkı anılar gibi.
Zaman akıp gidiyor avuçlarımızdan,
Ve fısıldıyor karanlık o kaçınılmaz gerçeği:
Ölüyor işte insan dayı, ölüyor...
​Bazen sessiz sedasız, fark edilmeden,
Bazen bir çığlığın tam ortasında.
Nefes dediğin ne ki zaten?
Bir varmış, bir yokmuş arası bir sarkaç.
​ Ha minareden yükselen bir imamın sesinden sela ile,
Toprağa karışır gövdesi insanın;
Ha en çok titrediği, ömrünü verdiği
O sevdiğinin sesinden kopan bir elvedasıyla...
​Fark eder mi nereden geldiği o son vuruşun?
Biri nefesi keser, biri umudu.
İkisi de aynı kapıya çıkar en nihayetinde:
Birinde beden susar,
Diğerinde koca bir ruh...
​Şimdi bir sokak lambasının soluk ışığında,
Yalnızlığıyla yüzleşiyor insan.
Ha musalla taşında soğuyan bir beden,
Ha terk edilmiş bir odada unuttuğun o eski güven...
İkisi de aynı sessizliğe bürünür,
İkisi de gömülür geçmişin derin sularına.
​Çünkü asıl ölüm, nefesin tükenmesi değilmiş dayı;
Bir sesin sende artık hiç yankılanmayacağını bilmekmiş.
Gözlerini kapatıp o son "elveda"yı dinlemek,
Kendi cenazende, kendi ruhunun arkasından
Sessizce yürümekmiş...

Töre Hanım
Kayıt Tarihi : 28.05.2026 10:17:00
Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Yıldız Şiiri Değerlendir
Yorumunuz 5 dakika içinde sitede görüntülenecektir.

Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!