@SERHAT GAZİ:
Öyle bir yerdeyim ki, ne geriye dönecek bir yolum var artık,
Ne de ileriye adım atacak dermanım kaldı şu yorgun dizlerimde...
Karanlıkla aydınlığın tam kesiştiği o bıçak sırtı eşikteyim;
Sesini duyar gibi oluyorum fırtınanın içinden, tutmaya çalışıyorum,
Ama uzattığım ellerim hep boşluğa vuruyor, soğuk duvarlara çarpıyor.
@SERHAT GAZİ:
Zamanın kıyısında durmuş, akan suya bakıyorum usulca,
Ruhumun en derin yerinde sakladığım o eski sızıyla...
Bir hayat ki gelip geçti avuçlarımdan, ne fark edebildim ne tutabildim,
Giden her gün benden bir parça götürdü, ben hep geride eksik kaldım.
Adını fısıldarım gecenin en kimsesiz, en sessiz anında,
@SERHAT GAZİ:
Bir kadın var hayatımda, hayatımın anlamı…
Varlığıyla karanlığımı aydınlatan,
Tüm eksik yanlarımı tamamlayan bir ömür armağanı.
Dünyanın fırtınası kapıma dayandığında,
Sığındığım tek liman, tutunduğum tek dalım…
@SERHAT GAZİ:
Seni sevmekle başladı her şey,
kimsenin bilmediği bir akşamda.
Bir bakışın değdi kalbime,
sonra bütün yollar
sana çıkmaya başladı.
@SERHAT GAZİ:
Bir çelişkinin tam ortasındayım bu gece;
Ruhum bir okyanus gibi çalkalanırken alabildiğine,
Gözlerin aklıma düşüyor, duruluyorum.
Zirvesine kar yağmış yüce bir dağ gibiyim dışarıdan,
Geçit vermez, soğuk ve mağrur...
@SERHAT GAZİ:
Ben seni bir ömrün yorgunluğunda buldum,
Gözlerinin kıyısına çekip sandalları,
O durgun sularında mola verdim.
Dünyanın bütün gürültüsü kapıda beklerken,
İçimde filizlenen o tarifsiz bir sevda ile yeniden doğdum.
@SERHAT GAZİ:Sırrın Nakışı
Bir gece yarısı, sazın teline vuran mızrap gibi,
Ruhumun en kuytusuna düştü adın.
Kimse bilmesin, bu yara sadece senin mülkün;
Ben bu yangını her gün sessizce kanattım.
Öyle bir hüzün ki bu, gözlerin gözlerime değdiğinde,
@SERHAT GAZİ:
Seni sevmek, bu fırtınalı dünyada bulduğum en sessiz sığınaktı…
Adını her fısıldadığımda gökyüzü biraz daha berraklaşır,
Zaman, senin yörüngende yavaşlayıp dururdu.
İçimdeki bütün yollar sana çıktı,
Bütün arayışlarım seninle nihayete erdi.
@SERHAT GAZİ:
Gözlerinin sularına çöktü yine o çaresiz son bahar,
Gökyüzü griye döndü, rüzgâr içimdeki eski yaraları uyandırdı.
Dışarıda sinsi sinsi yağan bir yağmur var,
Ben ise senin yokluğunun tam ortasında, sırılsıklam bir yalnızlıkla baş başayım.
Damlalar cama vururken, benim içime sen düşüyorsun…
@SERHAT GAZİ:
Gece çöker, karanlık bir yorgan gibi örter koca şehri,
Gökyüzünde ne tek bir yıldız parlar ne de yolumu aydınlatır ay.
Oysa seninle bakardık eskiden o sonsuz maviliğe,
Şimdi sensiz bakışlarım karanlıkta boğulur, kimse bilmez.
Bir kuş kanat çırpar penceremin önünde sabahın ilk ışığında,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!