Madencilere
Sözün bittiği
Zamanın durduğu
Cümlelerin tükendiği bir yerde
Acı bir çığlık
Anne babam gelecek mi?
Kömürde kaybolan çocuk
Biz kaybolan ülkemin yedim çocuklarıyız
Ne sevenimiz
Ne de kimsemiz
Ne de soranımız
Yeter ki uzak dursun diyenlerimiz vardır .
Babam son nefesini verirken
Cümleler suskun
Sözcükler ağlamaklı
Haflerin canı acıyor
Bu ne biçim acı
Ne biçim yürek sızısı
Arkada bıraktığım acı çığlıklar
Affedin beni
Sizsiz gidemezdim
Nasıl gidilebilirdi ki
Bazılarınız toy
Bazılarınız yeni evli
Ölmek erken
Neydi burası!
Buraya dünya mı diyorlar yoksa
Ben neden yer altındayım o zaman?
Siyah incileri çıkarmak için
Can veriyordum oysaki
Bugün Cennet kokuyor her yer
Kadın:
Kocam bugün bir ayrı tebessüm ediyordu
Hele oğlum ise
Alnı pak ve temizdi
Davranışları ise melekleri kıskandıracak cinstendi
Sonsuzluk
Gülünç geliyor bize
Kuşlarda gülüyor hemde
Yani akbabalar uzaktan sırıtmasa
Kurtulma umudumuz var diyeceğim
Kirlenmesin
Sedye kirlenmesin demişti
Ama yürekler kirliydi
Yazıktır etmeyin demişti
Kirlenmesin malınız
Kaybolmasın mülkünüz
Mevsimlerden ölüm
Aslında umutlarımızı kırık bir sonbaharın
Gölgesinde intihar etti
Çaresizliğin mevsimini yaşıyormuşçasına
Sevdiklerimiz, değer verdiklerimiz
topal bir kuş misaliyim
ölümün kesin
kanat çırpınışlarım boşuna
baksana;
dalda yapraklar üşüyormuş




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!