Sen bende benden ötesin,
Aynaya baksam gördüğüm o yabancı yüz değil, senin izindir.
Bu gövde benim taşıdığım bir ten sadece,
Asıl atan yürek, asıl nefes alan sensin içimde.
Sen bende benden ötesin,
Damarımda dolaşan o kızıl nehir,
Zihnimin en gizli odasında fısıldayan o ses...
Ben bittim çoktan, ben tükendim bu yalan dünyada;
Geriye sadece senin varlığın kaldı bu yıkık hanede.
Nasıl anlatılır ki bu kör düğüm?
Sen benden içeri, benden bile derinlerdesin.
Elimi koysam sol yanıma,
Çarpan benim kalbim değil, senin o uzaktaki göğsündür.
Öyle bir yerdesin ki bende,
Ne silinmeye ömrüm yeter ne de başka birine yer kalır.
Sen bende benden ötesin;
Ben yokum artık,
Sadece sen varsın, bu tende yaşayan o son nefes...
Sen bende benden ötesin,
Ne akıl erer bu sirre ne de diller söyler.
Sen bu tenin sahibi, bu ruhun gizli efendisisin;
Ben sadece taşıyorum gövdemde senin bıraktığın o ağır emaneti.
Sen bende benden ötesin,
Uzaklarda olsan da, adını anmasam da kimselere,
Sen damarımda akan kan, gözümden süzülen o son damlasın.
Kopsa kıyamet, yıkılsa bu gök kubbe başımıza,
Oradan sökülemezsin ki... Sen benden içeri kurulmuş bir saraysın.
Artık ne ben ben'im burada ne de sen başkası;
İkimiz aynı bedende, aynı hüzünle yoğrulmuş bir kördüğüm.
Bırak herkes kendi yolunda arasın dünyayı,
Bırak o yalan kalabalıklar koşsun durmasın.
Benim kainatım seninle kısıtlı,
Çünkü sen bende benden ötesin;
Benim içimde atan o en derin, o en yabancı ve en güzel yarasın...
Kayıt Tarihi : 24.08.2026 17:20:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!