Bir seher vaktinde gördüm ben bir selv-i revânı,
Yaktı yüreğimi, yandım; âyîne sandım cihânı.
Gül bahçesinin sultânı, salındı girdi bağa,
Bülbül görünce söylendi: Ey cânımın cânânı!
Ey bülbül, var git o yâre, söyle: nerdedir Gülü?
Dikenine rızâmız var; gülün budur belâsı.
Güzelliğinin hayrânıyız, Hak yaratmış nûrundan,
Kâfir görse îmân bulur, görünce bu sultânı.
“Ben seninim, sen de benim” deyü çıktım karşına,
Ben kendimi arar iken buldum onda cânânı.
Dört köşe, yedi iklîmde aradım, buldum geldim,
Sırrı dahi sırrım olmuş; söylemem bu sırrını.
Gönül Kâbesi içinde bir gizli saray vardır,
Geldi, oturdu tahtına; cismi dahi rahmânî.
Berîl taşı misâlidir gözleri, boncuk boncuk,
Bir nazarı değdi bana, gönlüm oldu nûrânî.
Aynaların aynasıdır, ayna ayna içinde,
Rızâmız vardır aşkına; sırrımızdır aynası.
Ey Çelebi, sevdâlandın, aşka düştünse eğer,
Var git yârın bahçesine, var mı acep rızâsı?
Kayıt Tarihi : 17.08.2026 14:31:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!