Doldu kalplere,
Doldukça doldu
Ve iyice tıkadı kalplerin kulağını;
Haram, şöhret, makam, kudret
Ve yaldızlı yat..!
Ey mazlum..! Boşuna bunca feryat..!
Az evvel düştü yine mazlumun yolu...
Hınca hınç insanla doluyken çarşı,
Haykırdı: Ya Rab..! Yeter artık..!
Baktım ki, dönüp bakan üç beş kadarcık...
Hasılı, bir kez daha şahit oldum ki,
Kulaklar, kalp kulağının açıklığınca açık..!
ABD işte...
Önce bir iki ufak yem atar.
Sonra tora düşürüp, büsbütün yutar..!
(Van. Temmuz 2026)
Mazluma daha fazla,
Çok daha fazla nemlenmeli gözler;
Acil, çok acil ihtiyaç var..!
Çürümez yoksa,
Yıkılmaz asla mazlumu zindana hapseden duvar..!
Vicdan kalbe varmadan, ruhu sarmadan ölüm;
Biter mi bu alemde haset, kin, nefret, zulüm..!
(Van. Kasım 2025)
Ümidim kalmadı hiç gençlik adlı yağızdan..!
Dizgin çekilir mi hiç gem çıkmışsa ağızdan..!
(Van. Şubat 2025)
Aşna fişne peşinde; gözü, gönlü oynaşta.
Attı gençlik gemini, dizginler şimdi boşta..!
(Van. Şubat 2025)
Bir feryat ki, ne feryat: Nefes alamıyorum..!
O gün bugündür siyah, hep siyah ağlıyorum..!
(Van. Haziran 2020)
Bundan sonraki ömrümün;
Çeyreğine
Ya da yarısına kadar değil,
Ağzına kadar dolmanı istiyorum...
Ve sonrasında ömrümden taşmanı istiyorum...
Gezginim ben; düşünüp, ruhumu gezmekteyim.
Derinlere ermekte, esrarı çözmekteyim...
(Van. Aralık 2024)




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!