Kimseye merhaba demem artık,
çünkü selam
ekmek kadar eksildi bu memlekette.
Asansörlerde gözler yere düşüyor,
aynı otobüste
birbirine değmeden yaşlanıyor insanlar.
Aynı göğün altında
bin ayrı yalnızlık dolaşıyor.
Çiçek mi?
Çiçek de utanıyor artık.
Betonun çatlağında açıyor başını,
çünkü balkonlarda umut yerine
borç listeleri büyüyor.
Bir çocuğun cebinde
oyuncak değil,
yarının korkusu var.
Bir annenin ellerinde
çamaşır suyu kokusuna karışmış
bitmeyen hesaplar.
İnanmak...
En pahalı şey oldu.
Sözler seçim afişi gibi
yağmur görünce akıyor duvarlardan.
Gerçek ise
işçinin nasırlı avucunda
suskun bekliyor.
Sorulmuyor kimse kimseye:
"Nasılsın?"
Çünkü cevabı ağır geliyor.
Mahalleler birbirini tanımıyor artık.
Kapılar çelik,
kalpler kilit,
anahtarlar çoktan kaybolmuş.
Ama biliyorum...
Bir ekmeği ikiye bölenler bitmedi daha.
Yangına ilk koşanlar,
enkazın altında yabancısını arayanlar,
sofrasına son lokmasını koyanlar
hâlâ var.
İşte onların yüzü suyu hürmetine
dönüyor dünya.
Ben,
bir tek kendim için değil,
adı hiç duyulmayanlar için konuşuyorum.
Karanlık vardiyalarda ömrünü tüketen,
çöp kutusunda gelecek arayan çocuk,
emekli maaşını pazarda tartan dede,
bir diploma kadar ağır sessizlik taşıyan genç...
Hepimizin boğazında
aynı düğüm.
Ve biliyorum;
Bir gün
bir işçi elini uzatacak diğerine,
bir kadın korkmadan gülecek sokakta,
bir çocuk gökyüzünü
yalnız uçurtmalar için isteyecek.
İşte o gün
selam yeniden çoğalacak.
Çünkü insan,
insana verilen en güzel haberdir.
Ve hiçbir düzen,
hiçbir karanlık,
hiçbir yalnızlık
birbirine omuz veren insanların
sesinden daha büyük değildir.
O gün geldiğinde
kapılar değil,
yürekler açılacak.
Ve biz,
bir tek "merhaba" demeyeceğiz;
"Kardeşim..." diyeceğiz.
Çünkü bu dünyanın
en büyük devrimi,
bir insanın
bir başka insanı
yeniden insan yerine koymasıdır.
Kayıt Tarihi : 30.07.2026 22:39:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!