Aşk olsa da yaşanan, her gün saparız bu hüznün sapağına
Tahriplenmiş, yakılmış şehirlere benzer bizim şiirlerimiz
Döner gün, batar güneş, en gizemli uykusundayken ölüm
Biz ne serüvenler yaşarız, yazdıklarımızın suskunluğuyla.
Zümrüt madenlerine mi benzer bilmiyorum, gözlerin
niye kırmızı atar yüreğim
ellerini uzatınca bana
Aykırı anların yapraklarını attım aşkın kazanına
Sancılı bir konserin koltuğundayım, vakit dar
Kekre gözyaşımın ütopyasında haramiler var
Sorguda sevda, ruhumu acıtıyor artık prangalar
Ertelenmiş acıları eleyerek tenimizi dağladık
bakışının karelerini düşledikçe ben
sensizliğin bütün eskimiş suretlerine
çizgiler çekiyorum
aralayıp aralayıp dudaklarını
sevincin oluyorum
Yürümek bir gün kendi yoluna
Yangınları takarak koluna
Yürümek bir elvedanın limanlarına
Kapılmak gerçeğin sularına
Sevdanın ovalarına düştüm yar, avuçlarım terliyor gözlerinde
Beklemem artık mevsimsiz yağmurları, beklemem cemreleri,
Sensin bütün rengim, sensin zifiri karanlığımı bölen kutsal ışık
Bir şiir, destan oldum, büyüyorum ‘sevdam’ diyen sözlerinle…
Dillerinin doğurgan ovalarına düştüm düşeli, yüreğime ‘can’ sözlerini sürdün süreli, acılarla örülü bu yüreği sevdin seveli ustura ayazlarım bitti, köklerime yeniden can yürüdü, düşlerimdeki kabuslarım sonlandı yar. İçimdeki incinmiş ve incelmiş sabırlarla, sazlıklarımda boy veren hasretlerle, gecemin denizindeki kahırlarla, avuçlarımda biriktirdiğim göz yaşlarımla, bomboş bir yitiklikle, dizginsiz bekleyişlerdeydim.
Gecelere sıkılı yumruğumuzu kaldırınca
Korkumuzla kırıp geçiririz nice yürekleri
Küskünlüklerimize gelecek düşleri arar
Saygın günler döveriz ihanetin örsünde.
Yatakta maden, dağda tuz, çölde buz
İçli bir karanlığın koyusuna yaslandım
Yüreğime özlemin çamurunu beleyerek
Nakışlarla bereli testilerden sular içtim
Sarhoş naralarla kendimi yenileyerek.
Ateşler yanıyordu gönlümün ovalarında
Ölümsüz bir iksiriz biz, sevdikçe kanyonlardan dökülüyoruz
Aşk’ın izdüşümüyle dağlar aşıyor, bir semah gibi dönüyoruz
Acıların sıkıştırılmış açılımlarından kan içiyor yarasalar,
unutuldu on binlerce kaybedilmiş canlar
Cesur adımlarla iniyorlar dağlardan düze,
aslını inkârda tetikten nasırlaşan parmaklar
Parmaklıklar arkasından yönetiliyor ülke’m,
Sam amcanın emriyle susturuldu silahlar




-
Ufkun Yaren
-
Ahmet Durgut
Tüm YorumlarBütün sorguların enleminden koparmıştım seni
İçimizdeki hoyrat sevilerin çarşafına tutunarak
Dudaklarımdaki istem ötesi hareket olmuştun
Ellerinin hoyrat kelepçelerinden sıyrılamadan
Duvardaki saatlerin zembereğine dolanmıştın
Tebriklerimle..10 ve listem..Ufkun YAREN
TEBRİKLER... sn Selahattin Yetgin... başarılar diler, saygılar sunarım. Esen kalınız.